Türkiye Aktüel

CIA GÜMRÜĞE TAKILDI

 Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince İstanbul’da yapılan operasyonda 48 adet suikast silahı yakalandı. 

CIA GÜMRÜĞE TAKILDI
7
04 Aralık 2018 - 3:00

Abdullah AĞAR

Yapılan incelemede, parçaların ABD’den farklı günlerde ve paketlerde, farklı gönderici ve alıcılar adına kargoya verildiği ortaya çıktı. Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar’a göre bu, bir istihbarat operasyonunun parçası olabilir.

Güvenlik ve Strateji Uzmanı Abdullah Ağar, durumun adi bir suç olamayacağına vurgu yaparak, Avusturya yapımı olan (Glock marka) silahların Amerika’dan geliyor olmasını, “Silahların ABD gümrüğünden çıkması, üstelik yasak bir ülkeye gitmek üzere çıkması bir istihbarat veya örgüt bağlantısını ortaya koymaktadır.” sözleriyle değerlendirdi. Yakalanan silah sayısına da dikkat çeken Ağar’a göre; “Birileri Türkiye’de bir örgüt mü yaratmaya çalışıyor, yoksa sönen bir örgütü yeniden canlandırmaya mı çalışıyor buna bakılması gerek. Bir de şu soru mutlaka sorulmalı; silahlar illegal olarak, aynı eksende yapılan birtakım eylemlerde kullanmak üzere mi Türkiye’ye transfer ediliyordu?” soruları da mutlaka gündeme getirilmeli. Ağar bundan sonraki süreçte gümrük kapılarındaki kontrollerin daha sağlam ve daha iyi sistemlerle yapılmasına ve istihbaratın da daha etkin olmasına da değinerek, “Türkiye’nin güvenliği açısından büyük bir değer taşıyor. Tamamlayıcı olabilir.” dedi.

CENTCOM’un veya SOCOM derin devlet

Diğer taraftan CNNTürk yayınına katılan Abdullah Ağar, Fırat’ın doğusu ve Menbic konusunda değerlendirmelerde bulundu. Ağar şu ifadeleri kullandı: “Çok fazla gündeme gelmedi ama kısaca analiz yapmak istiyorum. Menbiç farklı bir eksenden yürüyor. Fırat’ın doğusu hatta Irak’ın batısını da dahil edelim başka bir eksenden yürüyor. Şimdi biz Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı üzerinden bir gelişme, Menbiç ile ilgili bir gelişme kaydettik. Ve o çok ağır aksakta olsa bir şekilde bir iş birliği gözüküyor, ama CENTCOM’un hatta SOCOM’un etkili olduğu alanlarda (yani Merkez Kuvvetler Komutanlığı ve Özel Operasyonlar Komutanlığı’nın etkili olduğu alanlarda) açıkçası biz mesafe kaydedemiyoruz. Şimdi buradaki ayrımı şunun için vurguladım. Yani burada daha şeffafmış gibi gözüken Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Avrupa’nın güvenliğinin sağlanmış olduğu konusu başta olmak üzere Türkiye’nin jeopolitik değeri ve jeostratejik anlamı itibariyle Türkiye’ye yakın duruyor. Açıkçası Amerika’nın derin devletinin askeri ayağı, hatta en güçlü ayağı diyebileceğimiz; CENTCOM’un veya SOCOM’un ortaya koyduğu refleksler Türkiye’nin lehine olan refleksler değil. Şimdi bu arada, burada tabi Trump yönetiminin farklı farklı iki alanda strateji üretmesi temel sebebi bana sorarsanız budur. Burada Türkiye’nin asıl karar verici mekanizma, işi geliştiriciliği ve bu mekanizmanın CENTCOM’da ortaya koyacağı etki ve geleceğin şekillenmesi konusunda büyük değer ve önem taşıyor. Bu nasıl yapılacak bununla ilgili bilinmezleri barındırıyor. O noktada özellikle Türkiye’nin özellikle Fırat’ın Doğusundaki alanlarda ortaya koyacağı etkinin irade ve inisiyatifin açıkçası Avrupa Müttefik Kuvvetler komutanlığının düşünmesine fayda katkı sağlayacağını düşünüyorum. Tabi bu kendi içerisinde riskler üretiyor. Riskten kastım şu, Türkiye ABD demiyeceğim ama Fırat’ın doğusundaki alanlarda CENTCOM ve CENTCOM ile karşı karşıya kalır mı?  Şimdi burada sorunun bir başka karşılığı var.

CENTCOM’un ve SOCOM Türkiye ile karşı karşıya kalmak ister mi bu denklemin sahadaki o şartlarla beraber bir şekilde kendisini gösterebileceğini ümit ediyorum. Sayın Erdoğan bu konuda kararlı ,onu vurgulamak istiyorum. Çünkü Milli Güvenlik Kurulu toplantısından sonra yapmış olduğu sert açıklama, o sert açıklamanın dozajı Arjantin’deki görüşmeden sonra çok değişmedi. Yani Türkiye bir şekilde Fırat’ın doğusundaki alanlarla ilgili aldığı riskin inisiyatifin ve zorluğun da farkında. Bir tarafıyla da yapmak zorunda olduğunda farkında yani Türkiye bu konjonktürde, bu konjonktürü değiştirmek için çok uğraşacak. Ama bir tarafıyla da konuştuk -hep konuşacağız belki zaman içerisinde- eğer Türkiye bunu çözemezse yani Fırat’ın doğusu ile ilgili Türkiye-Amerikan iş birliğine dönüşmezse mesele açıkçası Türkiye’nin geleceği açısından büyük bir risk söz konusu.”

Abdullah Ağar İdlib ile ilgili endişelere de değinerek, kendisine yöneltilen, “Putin ile ilgili görüşmede gündeme geldiği aşikar. Cumhurbaşkanının açıklamalarından görüyoruz.  HTŞ ile ilgili meseleler var. İdlib özelinde durum ne yansıyan açıklamaları da nasıl yorumlamalıyız?” soruyu şu ifadelerle yanıtladı:“İdlib ne yazık ki hem içerden, hem dışardan istikrarsızlaştırılmak üzere amiyane bir tabirle kaşınan bir alan. Şimdi manipüle ediliyor. Provoke ediliyor, karşılıklı şartlar konusu oluyor. Şimdi sahadan gelen rejimin en çok güvenmiş olduğu, ifade etmiş oldukları zırhlı unsurların İdlib’e yanaşıp yığınak yapmakta olduğu yönünde kulaktan dolma sahadan gelen bilgiler var. Bir taraftan da özellikle de HTŞ‘nin alt türevi olarak tanımlayabileceğimiz, bazı radikal eğilimli yapıların Türkiye ve Rusya arasındaki ortaya mutabakatı getirecek şekilde bir davranış biçimi gerçekleştiriyor. Bununla beraber sahadaki diğer örgütlerle de yaşanan rejimin yaşamış olduğu bazı şartlar var. Bir diğer tarafıyla da PKK’nın Sünni tabanlarla kurmuş olduğu doğrusal asimetrik bağlarla İdlib’deki istikrarsızlığı körüklemek üzere birtakım ortakların kimler olduğunu hem PKK’nın hem de sahadaki bazı Sünni tabanlı yapıları iradelerindeki ülkeler olduğunu bizler biliyoruz. Şimdi burada Türkiye ile Rusya’nın ortaya koymuş olduğu irade benim okuduğum kadarıyla şu; ne kadar istikrarsızlık ortaya çıkarsa çıksın, bir şekilde Türkiye ve Rusya arasındaki iş birliğine, güven ortamını bozmak istemiyorlar. Bu anlamda çok zorlanmayacak bir fotoğraf ortaya çıkmadığı sürece sahadaki istikrarsızlığı Türkiye ve Rusya süspanse etme eyleminde. Ama buna özellikle Rusya ne kadar tahammül edebilir, Türkiye ne kadar tahammül edebilir? Çünkü, rejim ekseninden ve PKK ekseninden gelen saldırılar var. Bir diğer taraftan sahada rejim eksenine karşı Rusya’nın himayesinde olan bir yapıya saldırı var. Burada açıkçası Türkiye’den Rusya’nın inceden inceye istikrarsızlık gösteren yapıları pasifize ettiği gözüküyor. Bununla ilgili de çalışmalar sürüyor. Özellikle gerek Fırat Kalkanı gerek Zeytin Dalı bölgesinde ve İdlib bölgesinde YPG/PKK kaynaklı istikrarsızlık çalışmaları ciddi anlamda yoğun. Hatta en son Azez-Cerablus özel kuvvet olarak tanımlamış oldukları bunlarla beraber ÖSO arasında ciddi çatışmalar çıktı. Ne yazık ki yakın zamanda yaşandı.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Yerel Seçimlerde Oyunuzu Hangi Partiye Vereceksiniz?

Yerel Seçimlerde Oyunuzu Hangi Partiye Vereceksiniz?

  • AK Parti --> 1
  • CHP --> 1
  • İYİ Parti --> 3
  • MHP --> 1
  • HDP --> 0
Gönder
Sonuçlar

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.