Türkiye Aktüel

ÇOK KONUŞULAN İTALYAN

Bu yılın yenileri arasında en çok o konuşuluyor… Nişantaşı’nın Papermoon’u diyen, şehrin en şık İtalyan’ı olduğunu iddia eden bu dönemin en popüler mekanlarına imza atan Tayfun Topal’ın ustalık eseri tanımı yapan bir yığın Galvin yorumu yazısı gördünüz… Peki bu tanımlarla oluşan beklentiler bir ayda nasıl karşılık buldu?

ÇOK KONUŞULAN İTALYAN
48
15 Ekim 2018 - 9:16

Uzun zaman sonra mimarisiyle bu kadar etkileyen bir mekan olmamıştır İstanbulluları. Yerlerdeki özel yapım taşlar, mermer sütunlar hatta yine mermerden yapılmış özel vazolar! Gerçek anlamda bir yaşanmışlık yüklüyor Galvin’e. Seçilen renkler ve kullanılan aydınlatma mekana bir aylık değil 100 yıllık gibi bir yaşanmışlık hissi veriyor. Maçka Palas’ın dokusuna uygun bir yıllık bir renövasyon sonrası kapılarına açabilmiş. Markanın tüm kurgusunu tek başına yapan Topal, bu mimari detayları toplayabilmek için epey uğraşmış. Mimariyi desteklemesi adına altı ayrı sanatçı, mekan için özel vitray, heykel ve sütunlar hazırlamış.

El yapımı makarnalar

Bu kadar mimariyi konuşmak belki de ‘İtalyan’ konseptinin en önemli detayı olan yemeği unutturuyor. Marka, bu konuda el yapımı taze makarnalarıyla farkını ortaya koyuyor. Pizzaları da denenmeli. Ama finalde taze servis edilen tiramisu bence Galvin’in imzası olacak.  Mekanın tek “Acaba?” dedirttiği noktaysa, değişen eğlence alışkanlığı. Hafif müziğin, muazzam servisin olduğu Galvin, restoran çizgilerini çok keskin çiziyor. Açıkcası bu benim çok hoşuma gitti ama Türk tipi sosyallik ‘her şeyi aynı yerde yaşamaya’ doğru evriliyor. Yemek sonrası yerinden kalkmadan sosyalleşmenin en iyi örneklerinden biri görülen People’ın da sahibi olan Topal, bu çizgide bir mekanla şehrin restoranlara yalın ilgisini tekrar kodlayabilecek mi?

BİR NEVİ ‘ENTOURAGE’ MESELESİ!

Ülkenin en antipatik ismi olma yolunda her gün daha da rakipsizleşiyor Arda Turan! Gizli Kalsın’da başlayan, gizli kalmayan o çirkin insanın ömründe yapmayacağı hareketleri üç saat içerisinde yapacak kadar sorunlu biri artık. Tamam, profesyonel psikolojik destek almayışı önemli ama bu desteğin en büyük bloku olan arkadaş çevresi ne yapıyor? Sıfırdan gelip şöhret olmuş tüm oyuncu ve sporcuların vizyonlarında en büyük el frenidir çevresi. Türkçede tam karşılığı olmayan ’entourage’ yani yanında taşıdığın o arkadaşlardan kurtulamayan kariyerlerin çoğu Arda’nınkinden farksız.

Normalde kısa paça, çorapsız kıyafetleriyle La Rambla’dan bir sokak yukarı gidemeyecek bu arkadaşlar, dünyanın en büyük futbol kulübünün dekorunu(!) yaşadılar kendi sosyal hayatlarında.

Acaba bu arkadaşlar Arda’ya dostane sert uyarı yaptılar mı hayatları boyunca? Yoksa tahmin ettiğim gibi her hatasına cahilce destek mi verdiler?

AKLIMDA KALANLAR

– İskender Paydaş’ın eski vokalisti Ozan Ünlü’nün geçen salı Hudson İstanbul performansı.

– The Populist’in yeni brewmaster’ı Phillip Green’in hoşgeldin yemeği.

– 29’da gerçekleşen Eleventy’nin kreatif direktör Marco Baldassari’nin katıldığı defile.

– Fat Boy Bar&Grill’in özel yapım sosisleri ve burgeri.

– Milano Gourmet’nin ılık levrek carpaccio’su ve Sicilya usulü bonfilesi.

– 21 Ekim’de gerçekleşecek, İzmir’in ilk gastronomi festivalinin konusunun ‘göç’ olması.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI