Türkiye Aktüel

MUHAMMED RIDVAN SADIKOĞLU BANA ” SENİ PİŞMAN EDERİM, BENİM ÇEVREM VAR!”

MUHAMMED RIDVAN SADIKOĞLU BANA ” SENİ PİŞMAN EDERİM, BENİM ÇEVREM VAR!”
Şilan Kızılkaya
Şilan Kızılkaya( info.silanyazcikiyor@gmail.com )
Psikoloji Danışmanı ve Medya Direktörü Sizin için merak ettiğiniz isimler ile 5 soru 5 cevap tabusu olan röportajlar yapacak, zaman zaman makalelerime yer vereceğim. Keyif ile okumanız dileği ile...
54
06 Ağustos 2019 - 21:11

Merhaba sevgili okurlarım,
Maalesef bugün bu yazımı size gözyaşları içerisinde yazıyorum. Çünkü haber konusu ve mağdur olan bizzat benim…
Bildiğiniz üzere geçtiğimiz son yazımda röportaj yapmış bulunduğum Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu ile bir iş anlaşmamız söz konusu oldu. Sosyal medya uzmanı olarak kendisi ile çalışmaya başladım. Tüm sosyal hesaplardan sorumlu idim. Medya yönetimi sağlarken elimizde bulunan marka, isim çalışmalarında belirli proje tekliflerinde bulunabiliriz. Proje teklifi gönderip, bunun üzerine bir telefon görüşmesi ile teyit alıp YouTube kanalı için video çekimleri, PR videosu, ses kayıtları vb. çalışmaların yapılmasında karar kıldık.

Video çekim ekibi ve kurgu ekipleri üzerine araştırmalar yaptıktan sonra şahısa uygun olabilecek iki ekibi öneri olarak sunup teyidini aldım. Detaylarını mail olarak yine gönderdim.
Gerekli çalışmaları yaptıktan sonra kendisine ve tüm ekibe ücretsiz anlaşabileceğimiz mekanlar ve çekime uygun olduğu saatleri( Ocak ayı ise kapalı hava yakalanması adına örneğin gece veya gün doğumu ) bilgilendirmelerini mail yolu ile gönderdim.

Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu reklam afişleri, yaka kartları, yol masraflarım ve diğer tüm harcamalarım için bir ödeme talep etmeden zorunlu olmadığı halde jest olması adına tüm hazırlıklarımı yaptım.

Çekim günleri, saatleri, mekanları, neler yapılacağına dair geldikleri zaman iki ekiple tekrar toplantıya oturuldu. Start verdiğimiz andan itibaren çekim saatleri yol mesafeleri sorun edilmeye başlandı. İki ayrı ekibin (Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu ve asistanları ile Yönetmen Engin Akalın ve çalışma arkadaşları) hiyerarşi düzenini bozdular. Diyalogların uzaması ve konuşma mesafelerinin kısalması, molaların uzatılması ve ekibin yönetim iradesi dışında çekim esnasında çekim alanında olmaması, çekimlerin aksaması ile gerginliklerin ortaya çıkması doğal bir hal aldı. Çekimin bugün için bitirilmesini talep edip tüm ekibi dinlenmeye gönderdim. Ardından şu mesajı tüm ekibe otomatik olarak gönderimini bizzat rızam ile yazmış bulunmaktayım.

Merhaba, bu mesajı toplu olarak iletiyorum.
1- Proje teklifini hocamıza götürdüm.
2-Proje ekiplerini oluşturdum.
3-Proje sunumunu, zamanlamasını ve tüm detayları ekiplere verdim.
4-Hocamız ile medya alanında toplantı yapıp sunumlarımı gösterip onayımı aldım.

Ben proje yönetmeniyim. Herşeyden ve herkesten önce tek amacım oluşturduğum projeyi en az bütçe ve en iyi zamanlama ile sorunsuz teslim etmektir.
Çekim mekanlarını ücretsiz ayarladım. Onlara uygun saati kullanmak zorundayım.
Hocaya bir teslim tarihi belirttik, bunu aksatmamalıyız.
Çekim öncesi toplantımızı yaptıktan sonra revize ben dışında kimseden gelemez. Gelmesi için proje yönetmeni olması bir hafta önceden çalışma yapması ve sunumları göndermesi mekanları ücretsiz ayarlaması veya ödemelerinin gerçekleşmesi gerekmektedir.

Son dakika revizeler, çalışma saat şikayetleri, iki ekip arasında diyalog sorunlarının rahatsız edici boyuta ulaşması ve herkesin kendi pozisyonu dışında herşeye karışması bu projenin felaketle sonuçlanması için yeterlidir.
Yeni planlamalar, anlık revizeler söz konusu olduğu gibi bunları diğer planları aksatmadan yapmamız gerekiyorken bugünü komple hiç ettik.

Yaptığım program, takvim, anlaşmalı çekim alanları ve saatleri ve geri kalan herşey size en başında sunuldu.
İki seçenek var ya dinliyormuş veya okuyormuş gibi yaptığınız için son dakika işlerin aksaması sonucunu elde ettik.
Ya da proje yönetmenliği, yönetmenlik, ekip arkadaşları, asistanlık ve yapımcı statülerinin senkronizesini bu ekipte nedense sağlayamadık.

İki sonuçta benim projemde lunapark gibi oynanmasını, hocaya yüzümün kara çıkmasını, hocanın pişman olmasını veya motivasyonunun düşmesini sağlayamaz. Gerekiyor ise açık teklif ile sunuyorum kaç aysa maaşımı içeride bırakır, ben hocayı buradan mutlu ve işleri tamamı ile sonuçlanmış şekilde gönderirim.

Yapımcı: Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu
Proje Yönetmeni : Şilan Kızılkaya Akan
Yönetmen: Engin Akalın
Görüntü yönetmeni: Batuhan Tombul
Ses & ışık : Kadir Polat
Asistan 1: Rabia Çelikten
Asistan 2 : Ebru Tavuş
Herkesin pozisyon ve yapması gerekenler net, yapamayacağını düşünen belirtir ise sevinirim.

Bunun üzerine yaklaşık 3 saat önce toplantı yapmak istediklerini belirttiler. Ve adresimden beni de alıp Köyceğiz göl kenarında bulunan daha önce de toplantı yaparken oturduğumuz bir yemek alanında oturduk. Benim çekim için çağırdığım ekip olan Engin Akalın ve çekim arkadaşları ile kendi ekibi aynı anda yüksek ses tonlarını kullanarak bağırmaya başladılar. Bu çekimi istedikleri başka yerde yapabileceklerini, organizasyonu beğenmediklerini, çekim saat ve yerlerinin onları yorduğu gibi bir çok söylemde bulundular ki bu çok doğal ve kabul edilebilir durum/ olur du bağırmadan ve aşağılamadan söylemler kullanmasalardı… Tüm ekibe 3 gündür uyumadığımı, benimde yorulduğumu fakat ücretsiz ayarlayabileceğim mekanların ve uygun saatlerinin bunlar olduğunu daha proje başında ekipler buraya gelmeden bunların hepsini mail yolu ile bildirdiğimi ve onay almadan hareket etmediğimi belirtsemde aşağılamalar ve tehditler sona ermedi.

Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu çalışmaya devam etmek istemediğini söylediğinde bunu anlayış ile karşılayabileceğimi söyledim. Karşılığı ile mahkemede ödersin oldu. Pardon neyi? Önden gönderdiğim ve bilgilendirdiğim sunum dosyalarını mı ! Ödeme ve ekip bilgiler mevcut her detayı en ince ayrıntısı ile iletmemi mi ! Sayısız teyit alışımı mı ! İki ekip buraya geldiğinde toplantı yapıp son teyidimi mi ! Maaşım dışında bu işten herhangi bir kar amacı gütmeden aldığım işi ve ismi pozitife yükseltmek için yaptığım çalışmayı mı !

Mahkemeler bu kadar dolu iken ben bu dosyalar ile kalabalıklaşmasını ve gerçekten ihtiyacı olan insanların mağdur kalmasından yana değilim. Çünkü avukat olan büyük babamın bana öğrettiği gibi ” adalet sarayları adalet arayanlardan çok adaletsizlik yapanlar ile dolarsa terazi dengesizleşir. Sen hiçbir zaman mühim bir durum olmadığı sürece adliye saraylarını ve mahkeme odalarını meşgul etme ! ”

Ben buradan sormak istiyorum. Bir kadının toplum ortasında aşağılanması, ” Benim adım Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu seni pişman ederim ! , benim çevrem elim kolum geniş ! , bu masadan kalkamazsın ! tehditlerinin hesabını Araştırmacı yazar, Eğitim yöneticisi, psikoloji danışmanı, ilahiyat fakültesi mezunu sıfatlarınızdan hangisi haklı kılıyor. Yahut yazdığınız yazı veya söylemleriniz ile çarpışan hareketleriniz sizi hangi adalette haklı kılıyor.

Buradan da belirtmek isterim ki bugünden sonra başıma gelecek herşeyden Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu sorumludur !

Ve siz bu yazımı okuyan hem cinslerim…
Yaşınız kaç olur ise olsun hiçbir yerde, hiçbir zaman ve hiçbir şekilde aşağılanma, tehdit veya ses tonu dahi size psikolojik tecavüz/ şiddet uyguluyor ise korkmayın! Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu’ nun sevdiği bir deyim ile bitireyim 🙂

Doğurduklarınızdan korkmayın !

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Yerel Seçimlerde Oyunuzu Hangi Partiye Vereceksiniz?

Yerel Seçimlerde Oyunuzu Hangi Partiye Vereceksiniz?

  • AK Parti --> 41
  • CHP --> 59
  • İYİ Parti --> 21
  • MHP --> 13
  • HDP --> 6
Gönder
Sonuçlar

Sitemizde Turkiyeaktuel.com 'da yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri lütfen kopyalamayınız.