Türkiye Aktüel

Rimeline Yazık, Ağlama, Kalk Ayağa Ey Kadın!

Rimeline Yazık, Ağlama, Kalk Ayağa Ey Kadın!
Burcu Atıcı
Burcu Atıcı( burcu_atici_1987@hotmail.com )
190
14 Eylül 2020 - 2:23

 

‘ Bir kadını ikiye böl, yarısı annedir, yarısı çocuk’ demiş şair ya; hayatta aynı böyle, kadının hem çocuk hem annelik dünyasıyla şekillenerek ilerliyor adeta. Evde, işte, sosyal hayatta kadının varlığının değerek değiştirmediği hiçbir şey yok gibi görünüyor. Kadın denildiğinde hayatı üreten, yaratan ve Yaratıcı’nın bereket elinin değdiği bir varlık hiç şüphesiz. Ama dünya, artık dünya bunların dışında da kadının vasıfları olduğunu ve kadının sadece anne, eş gibi vasıflardan farklı özelliklerinin olduğunu da gözler önüne seriyor.

Yeni çağa ayak uydurmak isteyen kadın ne yapmalı diye sorduğumuzda, elbette kendi hayatı olan kadının hem ülkesine, ailesine, çevresine faydalı olduğunu unutmamak gerektiğini belirtiliyor. Kendi ayakları üzerinde, kendi hayatının sorumluğunu almış ve ailesine, çocuğuna öncelikle sevgi verebilen kadın, daha pozitif bir hayat döngüsünün ilk aşaması oluyor. Mutlu ve kendi hayatının sınırlarını çizebilen kadın, varlığını kanıtlamış olarak hayatını yaşıyor. Kadın öncelikle mutlu olmak istiyor, günümüzde artık koruyup kollayıcı, sahip çıkıcı bir erkek değil, kadınla birlikte, kol kola, yan yana yürüyebilecek, onun hayallerine ulaşması için destek olacak erkeğin kadını daha mutlu ettiği görülüyor.

Ne yazık ki, ülkemizin acı ama gerçek bir kanayan yarası, hala bu yüzyılda bile kadının eğitiminin tamamlanmasının gerek olmadığı yönünde düşüncelerin olması diyebiliriz. İyi eğitimli, kendini her zaman geliştiren, özgür düşünceli kadınlar daha mutlu bir dünya yaratıyor. Pek çok eğitimli kadın da, sırf geçmiş şemaları bu yönde olduğu için,kendi hayatına hiç uymayan, ruhsal durumu ne eş ne sevgili olmak için uygun erkeği hayatına çekip, onu bir ömür taşıma gayreti içinde oluveriyor.

Sadece bir erkeği sevdiği ve onunla bir hayat sürdürmek istediği için, aslında kadına değer vermeyen, onu aşağılayan, psikolojik, fiziksel şiddete maruz bırakan adamlardan uzak durmak, her kadının hem psikolojik hem fiziksel sağlığı açısından hayat kurtarıcı bir nokta. Psikolojisi sağlıklı bir kadın, çevresini de mutsuz etmiyor. Kendi gücünü biliyor ve hayatını olumlu etkinliklerle dolduruyor. İşi, hobileri, kendini geliştirme alanları, hem psikolojisini sağlıklı tutuyor hem de hayatın içinde olmasını, yaşadığını anlamasını sağlıyor. Böylece onu değersiz hissettiren insanlardan kolayca uzaklaşabiliyor. Tüm hayatını içinde şiddet ve huzursuzluk barındıran bir ilişkide yok etmiyor.

Tüm bunların en başında elbette bir kadının baba figürüyle olan bağlantısı ortaya çıkıyor. Kız çocuğuna kendini değerli hissettiren, onu mutlu olmaya, iyi eğitimli ve öz güvenli bir kadın olmaya teşvik eden her baba, tüm bu binanın temel harcını atıyor.

 

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI
ANKET