Özden Çetin
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Bir Mektup, Bir Çocuk ve Avrupa’nın Kalbinde Yankılanan Sessizlik

Bir Mektup, Bir Çocuk ve Avrupa’nın Kalbinde Yankılanan Sessizlik

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bazı çocuklar sessiz büyür.

Ne fazla gülerler, ne fazla ağlarlar. Ne isyan ederler, ne de sığınacak bir kelime bulurlar. Onların sessizliği, aslında dünyayı anlamlandırmanın başka bir biçimidir ; kelimelerle değil, kalple düşünmenin yolu.

Ben o sessiz çocuklardan biriydim.

Kalabalıkta bile görünmez olmanın garip bir huzuru ve acısı arasında gidip geldim. Herkesin yüksek sesle var olduğu bir dünyada, ben sadece dinlemeyi öğrendim. İnsanları, ağaçları, toprağın kokusunu, rüzgârın yönünü… Çünkü bazen en yüksek ses, bir yaprağın sessiz düşüşünde gizlidir.

Yıllar geçti. Ve bir gün o sessizliğin içinde bir ışık doğdu.

Adını RENEW Kids koyduk.

Çocukların yeniden doğayla bağ kurabileceği, korkularını toprağa gömüp umutlarını yeşertebileceği bir yer hayal ettik. Her ağacın, her oyun alanının, her nefesin bir terapiye dönüşeceği bir sistem…

Ve sonra, bir sabah, Avrupa Komisyonu’ndan bir mektup geldi.

Klasik bir Avrupa mektubu: kurumsal dil, numaralar, paragraflar…

Ama içinde bir cümle vardı ki, kalbimin en derin yerinde yankılandı:

“The evaluation committee highly appreciated the project’s innovative and inclusive approach to supporting children’s psychological resilience and community well-being.”

Yani diyorlardı ki:

“Çocukların dayanıklılığını ve toplumun iyiliğini destekleyen yaklaşımınız takdir edildi.”

Bunu okuyunca içimden bir ses fısıldadı:

“Artık seni duyuyorlar.”

Çünkü o mektup yalnızca bir fon haberi değildi.

O, sessiz bir çocuğun yıllar sonra kendi sesini bulduğu andı.

Bir zamanlar kimsenin fark etmediği o küçük çocuk, şimdi Avrupa’nın kalbinde yankılanan bir hikâyeye dönüşmüştü.

RENEW Kids, aslında bir proje değil , bir onarım biçimi. Kendimi onarma yöntemim. Bir zamanlar o küçük çocuk olan ben’e söylemek istediklerim.

Kırılmış çocuklukları, eksik kalan oyunları, söylenmemiş cümleleri onarmanın.

Doğanın sabrını insan kalbine öğretmenin. Bir ağacın gövdesine yaslanarak yeniden “iyi olmanın” mümkün olduğunu hatırlatmanın yolu.

Ben hâlâ o sessiz çocuğum belki… ama artık konuşuyorum. Çünkü biliyorum ki her çocuk, bir gün kendi sesini bulur.

Kimi müzikle bulur, kimi resimle, kimi toprakla…

Ve bazıları , tıpkı benim gibi , bir Avrupa mektubunun soğuk satırlarında bile bir sıcaklık bulur.

Çocukluk yalnızca geçmiş değildir.

Bir ülkenin, bir kıtanın, hatta insanlığın vicdanıdır.

O vicdanı iyileştirmek, bazen bir projenin fonlanmasıyla değil — bir insanın kendi içindeki çocuğa sarılmasıyla başlar.

Ve ben inanıyorum:

Bir gün, sessiz büyüyen tüm çocuklar kendi seslerini duyacaklar.

Rüzgârın, denizin, bir kuşun kanadında yankılanan o ses.. İşte o, geleceğin en saf melodisi olacak.

 

Bir Mektup, Bir Çocuk ve Avrupa’nın Kalbinde Yankılanan Sessizlik
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.