Natali Vacheva
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Türkiye’nin yeni rap müzik sanatçısı Mert Yaşar klibi ile şaşırttı.

Türkiye’nin yeni rap müzik sanatçısı Mert Yaşar klibi ile şaşırttı.

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’nin yeni sanatçısı Mert Yaşar ile röportaj konumuz yaptığı siyasi rap müzik klibi “Elephants in The Room”. 26 Nisan tüm müzik platformlarda, YouTube’ta yayınlandı.

Natali Vacheva: 

Mert bey, merhabalar! Bize kendinizden bahs ederbilirmisiniz. Nerede doğdunuz, nerede okula gittiniz? Anneniz ve babanız kimler?

Mert Yaşar:

Ankara’da doğdum. ODTU Kolejinden sonra Atılım Üniversitesinde Hukuk Fakültesini bitirdim. Halen faal olarak Avukatlık yapmaktayım. Babam Samsunlu, Annem Ardahanlı.

Natali Vacheva:

Neden rap yazmayı seçtiniz?

Mert Yaşar:

Toplumdaki eksiklikleri, yanlışlıkları ve duyarsızlıkları dile getirmenin ve bunları kitlelere anlatmanın, her konuda özgür bir şekilde kural olmaksızın her düşünceyi müziğe yansıtmanın, ortak düşüncelere, hislere sahip insanlara ulaşmanın şiirsel bir yolu olarak RAP müziği ideal bir hobi olarak görüyorum. Daha 4 yaşındayken RAP müzikle tanışmış olmamın bu müzik türüne olan ilgimde ki etkisini de göz ardı edemem.

Natali Vacheva:

Şarkının sözleri politik bir tema. Neden politik konu’yu seçtiniz?

Mert Yaşar:

Yukarıda da değindiğim gibi toplumdaki yanlışlıkların yanı sıra dünyanın yönetimindeki adaletsizlikler, savaşlar, güçlü devletlerin sadece kendi vatandaşını insan olarak görmesi ve diğer ülke vatandaşlarının yaşam haklarına hiçbir şekilde saygı göstermemesi nedeniyle bu şarkıyı yazdım. Ukrayna’nın işgaline karşı Amerika ve Avrupa ülkelerinin yüzlerce yaptırımı masaya koymalarına rağmen Filistin topraklarının yıllarca işgaline ses çıkarmayıp sonrasında İsrail’i haklı görmeleri ve binlerce Filistinliyi öldürmeleri ve yüz binlercesini de açlığa mahkûm etmeleri nedeniyle bu konuyu seçtim. 

Natali Vacheva:

Şarkının sözlerinde dünya hükümet sistemini kınıyorsunuz. Bu sizin için ne ifade ediyor ve geleceğinizi etkileyebilir mi?

Mert Yaşar:

Burada önemli olan benim geleceğim değil, Dünyadaki bütün ülkelerin gözü önünde her gün yapılan katliama sessiz kalınmasıdır. Bugün Filistin halkının başına gelen, geri kalmış, az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler birleşip Emperyalist devletlere dur demedikleri takdirde Amerika, İngiliz ve İsrail menfaatlerine aykırı düştükleri takdirde her bir ülkenin başına böyle bir katliam ve savaş gelme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Afganistan’da, Irak’ta, Libya’da bunun örnekleri çok açık olarak görülmüştür. 

Natali Vacheva:

 Bugün Ukrayna da ve Filistin’de savaş yaşanıyor. Daha güçlü ve açgözlü ülkeler tarafından saldırıya uğradılar. Politikacıların hırsları yüzünden masum çocuklar acı çekiyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz? 

Mert Yaşar:

Hangi ülkenin her ne sebeple olursa olsun başka bir ülkeyi işgal etmesi kabul edilemez. Daha güçlü devletlerin diğer ülkelere saldırmaları ve savaş açmalarını engelleyen uluslararası bir mekanizma maalesef yok. Birleşmiş Milletlerce alınan ateşkes ve benzeri kararlarının uygulama imkânı bulunmamaktadır. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinde alınan Birleşmiş Milletler Kararları arkasında yaptırım gücü olmaması nedeniyle uygulanamamıştır. Ancak Amerika ve Avrupa Ülkeleri birlikte hareket ederek ekonomik ve siyasi anlamda çeşitli yaptırımları uygulamışlardır. Ukrayna’nın işgalini hiçbir şekilde onaylamıyorum; ancak burada şu ayrıma da dikkatinizi çekmek isterim. Batılı ülkeler ve Amerika Ukrayna’ya karşı göstermiş olduğu hassasiyeti yıllarca toprakları İsrail tarafından işgal edilen ve dini olarak kutsal mekanlarına dahi girilmesine izin verilmeyen Filistin halkına karşı yapılan katliamda göstermemişlerdir. Çoğu kadın ve çocukların öldürülmesine yönelik hassasiyet göstermek bir yana, hemen hemen bütün Avrupa ülke liderleri ve Amerika liderleri bizzat İsrail’e giderek bu katliama destek vermişlerdir. Şu anda Filistin halkının üzerine atılan bombalar Amerika tarafından temin edilmektedir. Bir taraftan Amerikan bombaları ile ölen insanlara, diğer taraftan Amerika’nın açıklamalarıyla Filistin halkına yardım için yapmış olduğu açıklamalar trajikomiktir. Dünyadaki savaşların bir an önce bitmesi ve insanlığın acılarına ve ölümlerine son verilmesi çağrısını yapmak istiyorum. Burada çözüm olarak dil, din, ırk ayrımı olmadan Dünyadaki bütün insanların eşit haklara sahip olduğu ve buna saygı duyulması gereğinin ülke vatandaşlığına bağlı olmaksızın tüm dünyada kabul edilmesi gerekir. Bir Amerikan vatandaşı, İngiliz veya İsrail veya Avrupalı ülke vatandaşı kendisini başka bir ülkenin vatandaşından daha üstün görmemelidir. Tüm insanların hayatları aynı derecede değerlidir. Bir taraftan evrensel insani değerleri savunup, bir taraftan kendi vatandaşlarına üstünlük tanımak veya bir ülkenin vatandaşı olması nedeniyle kişilerin kendilerini üstün görmesi iki yüzlülükten başka bir şey değildir.

Natali Vacheva :

Amerika, çıkarları uğruna önüne çıkan herkesi birbirine düşürüyor. Sizce Amerika dünya siyasetinde ve ekonomisinde nasıl bir rol oynuyor?

Mert Yaşar:

Burada sadece Amerika’yı tek başına düşünmemek gerekir. Amerika’nın yanında İngiltere ve İsrail’i de alarak güçlü bir blok olarak görmek daha doğrudur. Bu ülkeler, orta çağ ve öncesindeki kölelik düzeninin şu andaki sömürü anlamında modern hallerini dünyada uygulamaktadırlar. Yanlarına da kimi zaman kendi menfaatlerine göre uygun olabilecek batılı devletleri almaktadırlar. Gelişmekte olan veya daha kötü koşullarda olan ülkelerin tek başlarına Amerika, İngiltere ve İsrail’in siyasi, ekonomik ve gerektiğinde savaş tehdidi ile baş etmeleri mümkün değildir. Bu ülkelerden korunmak için Çin veya Rusya’ya yakınlaşmak ve birlikte hareket etmekte ayrı bir sorundur. Bu nedenle süper güçlü devletlerin karşısına Dünyadaki ham madde ve pek çok üretimi gerçekleştiren, yer altı kaynaklarına sahip küçük devletlerin bir araya gelerek kendi ekonomik dayanışma ve birlikteliğini sağlamaları, dünya siyasetinde birlikte hareket ederek süper devletlere karşı bir güç olmaları, ekonomik ve siyasi özgürlüklerini sağlamaları mümkün olacaktır. Aksi taktirde dünyanın büyük bir çoğunluğu açlık ve yoksullukla mücadele ederken tüm kaynaklar Dünya nüfusunun %10’unu teşkil eden mutlu azınlık tarafından sömürülmeye devam edecektir.

Natali Vacheva:

Demokrasi ve ifade özgürlüğü kişiye bağımsız görüşlerini ifade etme hakkı verir, ancak ne yazık ki politikacılar kitle iletişim araçlarının bağımsızlığına müdahale etmektedir. Sizce media bağımsız bir bakış açısını ifade edebilecek mi?

Mert Yaşar:

Bu soruyu iki şekilde cevaplandırmak mümkündür. Birincisi, her ülkenin kendi iç dinamiği içerisindeki kitle iletişim araçlarının bağımsız olup olmadığıdır. ABD başkanlığı yapmış olan Trump’ın bile tweetlerine siyasi nedenlerle yasak getirildiği düşünüldüğünde ifade özgürlüğü anlamında kendini dünyaya örnek gösteren Amerika’da bile iç dinamikler olarak kitle iletişim araçlarının bağımsız olmadığı çok açıktır. Maalesef doğru bilgi edinme hakkına yönelik taraflı ve yanıltıcı haberler yapılarak ve bu konuda medya organlarının pek çoğu, çeşitli yöntemlerle etkilenerek gerçek haber alma özgürlüğü engellenmektedir. Sosyal medya kirliliğini de eklediğimizde medyanın bağımsız bir bakış açısına sahip olabilmesi için etik ve ilkeli gerçek gazetecilere daha fazla ihtiyaç olduğu açıktır. Böylece, ifade özgürlüğü anlamında, kişilerin görüşlerini tarafsız ve çarpıtmadan halk kitlelerine iletmeleri mümkündür. İkincisi ise; demokrasi ve ifade özgürlüğünün uluslararası boyuttaki kitle iletişim araçları ile dünya kamuoyuna iletilmesidir. Burada maalesef daha güçlü ve aç gözlü ülkeler nasıl başka ülkelerin topraklarını işgal edip insanları vahşice ölüme mahkûm ediyorlar ise, demokrasi ve ifade özgürlüğünü de aynı şekilde katletmektedirler. Zira, kitle iletişim araçlarının hemen hepsi tamimiyle bu devletlerin güdümünde hareket etmekte veya hareket etmeye mecbur kılınmaktadır. Bunun en güzel örneğini Elon Musk’ın Filistin halkına sosyal medya kanalıyla destek mesajı verip açıklama yaptıktan sonra, Amerika ve İsrail’in baskısıyla Tel Aviv’e götürülüp İsrail ordusu nezaretinde gezdirilerek İsrail’e destek veren açıklamalar yapmak zorunda kalmasıdır. Sözde hiçbir devlete ait olmayan özel şirket statüsündeki medya ve sosyal ağların ve bu şirketlerin sahiplerinin demokrasi ve ifade özgürlüğü bulunamaz iken diğer kişilerin demokrasi ve ifade özgürlüğü kapsamında Dünya kamuoyuna Amerikan karşıtı mesaj vermeleri ve bağımsız görüşlerini ifade edebilmeleri düşünülemez. Yine bırakın özel şirketi, Fransa devlet başkanının Filistin’i destekleyen açıklamalardan sonra İsrail’in tepkisiyle 24 saat içerisinde tüm söylediklerini yalanlayacak şekilde İsrail’e destek açıklamasında bulunması ve Tel Aviv’i ziyaret etmesi, demokrasi ve ifade özgürlüğünün dünya kamuoyunda ifade edilmesinin ancak belli devletlerin oluru ile mümkün olduğu açıktır.

Natali Vacheva :

ABD’de Cuhmurbaşkanı seçimleri yaklaşıyor, Biden’ın en güçlü rakibi Trump. Sizce Biden seçimi kaybederse, bu dünyadaki diğer ülkeleri nasıl etkiler?

Mert Yaşar:

Bu soruyu önce genel olarak cevaplayıp sonra Ülkemiz ve kendi coğrafyamız özelinde cevaplamak isterim. Dünya genelinde cevaplamak gerekirse; Amerika başkanının Biden veya Trump olması, Amerika’nın temel politikalarında bir değişiklik getirmez. Zira, Amerika savaş ekonomisinden beslenen bir ülkedir. Dünyanın farklı bölgelerinde savaş çıkarmadığı taktirde Suudi Arabistan veya diğer ülkelere milyonlarca dolarlık silah satışı yapmadığı taktirde Amerikan ekonomisi iflas etmeye mahkumdur. Bu nedenle ister Biden, isterse Trump ABD başkanı olsun, dünyanın belli bölgelerinde savaşın çeşitli bahanelerle üretilmesi veya her an savaş çıkacak endişesi ile ülkelerin silah alımlarının tetiklenmesine ilişkin Amerikan politikası değişmez. Türkiye ve kendi coğrafyamız açısından Biden veya Trump’ın ABD başkanı olması; ülkemizin hassasiyet gösterdiği temel sorunları maalesef çözmez. Başlangıçtan itibaren PKK sürecine Türkiye’nin aleyhine olacak şekilde doğrudan ve dolaylı destek veren Amerika’nın, Yunanistan ile Türkiye arasında zaman zaman yaşanan gerginliklerde Amerika’nın hiçbir zaman Türkiye’den yana tavır koymadığı ve Yunanistan’da çok sayıda Amerikan üssü bulunduğu, bu üslerin hedefinin hangi ülke olduğu da düşünülmelidir. Amerika için önemli olan, her zaman, devletler arasındaki dostluk veya ta Kore savaşından gelen vefa anlayışı değil, Amerika’nın menfaatinin ne olduğudur. Trump döneminde rahip Brunson olayını düşündüğümüzde, rahip Brunson’ın iade edilmesi sürecinde Türkiye’ye ne denli haksızlık edildiği ve baskılandığı hatırlanmalıdır.

Natali Vacheva:

Mert bey, rap müzik yazmanız için size ilham veren kim?

Mert Yaşar:

RAP müzik yapmam konusunda bana ilham veren pek çok sanatçı olmasına karşın, en büyük ilham kaynağımın çocukluğumdan beri, ilk çıktığı günden itibaren hayranlıkla takip ettiğim Eminem olduğunu söylemeliyim. En başta Eminem olmak üzere; Tupac, N.W.A., Wu-tang Clan, 50 Cent, Lil Wayne, Kendrick Lamar, Ice Cube, Snoop Dogg ve daha pek çok isimden ilham aldım. Türkiye’de RAP müziği hakkıyla icra eden Norm Ender, Ceza, Tahribat-ı İsyan, Şanışer, Allame ve daha pek çok isim bulunuyor. Hepsi gibi ben de en iyisi olmak gayesiyle girdiğim RAP dünyasında dış faktörlerden etkilenmeden, sadece kendim olarak ve düşüncelerimi, yaşanmışlıklarımı dile getirerek uzun süre buralarda olacağım.

Natali Vacheva: 

Bu klipten sonra devamı gelecek mi ve devamı olursa tema ayni mi olur?

Mert Yaşar:

Bu klipten önce iki tane tekli parça yayınladım, bu klipten sonra da müzik yapmaya devam edeceğim. Ülkeler arasındaki siyasi sorunların insanlar arasında olmadığını düşünüyor ve müziğin evrenselliği ile tüm kitlelere ulaşarak bu klip özelinde Filistinlilere yapılan haksızlıkları, insan hakları kavramının iki yüzlülükle tüm insanlara değil, bazı insanlara uygulandığını, bağımsız medya diye bir kavramın artık bulunmadığını dile getirmeye çalışıyorum. Ancak devam edecek olan Müzik hayatımda sadece bu konularda değil, özgürce, konu sınırı olmaksızın her konuda müzik yapmaya devam edeceğim.

Natali Vacheva:

Mert bey, teşekkürler! Güzel ve anlamlı kliplerin devamını bekliyoruz.

Türkiye’nin yeni rap müzik sanatçısı Mert Yaşar klibi ile şaşırttı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Muhteşem bir röportaj gençlerimizle guru duyuyorum başarılarının devamını diliyorum yolun açık olsun güzel insan

    Cevapla
Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!