AYDIN UZKAN
  • 1648 Puan
  • 23 Yazı
  • 0 Yorum

AYDIN UZKAN - Tüm Yazıları

NOSTALJİ BAĞIMLILIĞI

Geleceğin, vaat ettiği ışıltılı metalik soğuklukla kapımıza dayandığı bu çağda, insan ruhu garip bir refleksle geriye, hep geriye bakıyor. Nostalji, artık sadece eski bir şarkının tınısında duyulan hafif bir sızı değil, modern insanın içine düştüğü, her köşesi tanıdık anılarla döşenmiş...

Devamını Oku

LİSELİ AŞK PSİKOLOJİSİ

Şiirlere konu olup, hakkında romanlar yazılan ve şarkılar bestelenen aşk, her dönem olduğu gibi liselilerin de hayatınınodağında hep var olan bir duygudur. Ergenlik, insan ruhunun içindeki odaların ilk kez kilitlerinin açıldığı bir ev gibidir. Koridorlar dar, ışıklar titrek, duygular ise...

Devamını Oku

BOŞLUĞIN NABZI; DEPRESYON

İnsan bazen bir çukura değil, aynı zamanda görünmez bir labirentin içine girer. Labirente girildiğinde yollar birbirine benzer, çıkışlar ise birbirine yalan söyler. Kendi zihninin duvarlarına çarpa çarpa ilerleyen insan, aslında yerinde saydığını fark etmez. Gün ışığı bile bu labirente girerken...

Devamını Oku

DUYGU İLE MANTIĞIN SAVAŞI

Zihnimiz, iki farklı dil konuşan bir saraydır. Bir yanda tahtında oturan, soğuk mermerden oyulmuş mantık, elinde cetveller ve hesap makineleriyle hayatı karelere böler. Diğer yanda, sarayın bahçesinde çıplak ayakla koşan, rüzgarın şarkısına göre dans eden Duygu. İkisi de aynı krallığı...

Devamını Oku

SAHİPLENMENİN PRANGASI

Bir ruhu "benim" sıfatıyla mühürlediğimiz an, onun üzerindeki serbest salınımı öldürür, onu kendi iç dünyamızın sabit bir dekoru haline getiririz. Bu, sevginin değil, varoluşsal bir açlığın tezahürüdür. İnsan, kendi boşluğunu bir başkasının mevcudiyetiyle doldurmaya çalıştıkça, o kutsal bağı bir mülkiyet...

Devamını Oku

ÖZGÜRLÜK BİLNCİ

Özgürlük, bir kuşun gökyüzüne açtığı kanat çırpışından ziyade, o kanatların altındaki boşluğun ağırlığını kabullenme sanatıdır. Özgürlük bilinci, bir zincirin kopuşu değil, o zincirin neden orada olduğunu, hangi demir ocağında dövüldüğünü ve pasının ruhumuza nasıl bulaştığını anlama yolculuğudur. İnsan, doğduğu andan...

Devamını Oku

PSİKOLOJİ VE DİN

İnsan doğasının en derin katmanlarını anlamaya çalışan köklü disiplinler vardır. Din ve Psikoloji de bunlardan biridir. Biri zihnin işleyişini ve davranışların bilimsel nedenlerini araştırırken, diğeri varoluşun anlamını ve ruhsal bütünlüğü hedefler. Biri zihnin labirentlerinde dolaşırken, diğeri ruhun sonsuzluğa açılan kapılarını...

Devamını Oku

ZAMAN YAYMAK DEDİKLERİ

Zaman, aceleye gelmeyenlerin sırdaşıdır. Kalbin ritmiyle yarışır ve sabredenin hikâyesini sessizce yazar. Onunla birlikte yürüyenler bilir ki bazı kapılar zorlanarak değil, beklenerek açılır. Zamana yaymak, aslında güvenmektir, hem kendine hem de olan bitene. Çünkü gerçek olan, zaten kalacaktır.Zamana yaymak, bir duyguyu...

Devamını Oku

ZAMAN YAYMAK DEDİKLERİ

Zaman, aceleye gelmeyenlerin sırdaşıdır. Kalbin ritmiyle yarışır ve sabredenin hikâyesini sessizce yazar. Onunla birlikte yürüyenler bilir ki bazı kapılar zorlanarak değil, beklenerek açılır. Zamana yaymak, aslında güvenmektir, hem kendine hem de olan bitene. Çünkü gerçek olan, zaten kalacaktır.Zamana yaymak, bir duyguyu...

Devamını Oku

BEKLENTİ UYUMSUZLUĞU

Beklentilerimiz, gerçekliğin üzerine örttüğümüz süslü tüllerdir. Rüzgar estiğinde ve o tül havalandığında gördüğümüz çıplaklık bizi ürkütür. Oysa o çıplaklık, hayatın ta kendisidir. İnsan, kendi zihnindeki imgelere tapınmayı bıraktığında ve olanı, olduğu haliyle kucakladığında, o eski "uyumsuzluk" yerini vakur bir sükunete...

Devamını Oku

GÜVEN PSİKOLOJİSİ

Güven, insanın iç dünyasında sessizce büyüyen bir ağaç gibidir, kökleri görünmez ama gölgesi hayatın her anına düşer. Birine inanmak, aslında biraz da kendi kırılganlığını onun avuçlarına bırakmaktır. Bir kapıyı açmak değil, anahtarını başkasına teslim etmektir.Güvenmek, görünmeyen bir köprü kurmaktır iki insan...

Devamını Oku

KİMSEDEN BEKLEMEDEN YAŞAMAK

 İnsan, çoğu zaman hayatı bir bekleme odası sanır. Kapının açılmasını, adının okunmasını, birinin gelip omzuna dokunmasını bekler. Oysa bazen hayat, kimsenin gelmeyeceği bir istasyonda oturmayı öğrenmektir. Raylar uzar gider, tren sesleri hayal olur, insan o sessizliğin içinde kendi adımlarının yankısını...

Devamını Oku

PARÇALANMIŞ AİLE

Parçalanmış aile, modern toplumların giderek daha görünür hâle gelen sosyal gerçekliklerinden biridir. Boşanma, ebeveyn kaybı, uzun süreli ayrılıklar ya da çatışmalı birliktelikler sonucunda aile yapısının bütünlüğünü kaybetmesi, yalnızca hukuki bir durum değil; derin psikolojik ve sosyolojik sonuçlar doğuran çok katmanlı...

Devamını Oku

KORKUNUN ESTETİĞİ

Korku, yalnızca bir duygu değil, gölgeyle ışığın dans ettiği bir sanat galerisi gibidir. Her titreme, her ürperti, bilinçaltımızın duvarlarına yansıyan bir fırça darbesidir. Estetik, burada yalnızca güzellik değil, duyumsamanın yoğunluğudur.Sessiz bir melodidir korku. Kalbin ritmiyle uyumlanır, nefesin arasına sızar ve...

Devamını Oku

VE SON DEDİKLERİ

Bir çığlığın ardından gelen sessizlikte başlar, kelimeler susar, zaman nefesini tutar ve dünya, kendi üzerine eğilmiş bir bilinmezliğe dönüşür. Başlangıçların parlak ışıkları sönerken, geriye yalnızca gölgelerin dansı kalır ama o dans, varlığın en derin kıvrımlarına dokunur ve insanı, kendi içindeki uçuruma...

Devamını Oku

AFFETMENİN PSİKOLOJİK GÜCÜ

İnsanın içinde taşıdığı nice görünmez bir yükler vardır. Affetmek, işte o yüklerin yavaşça yere bırakılmasıdır. Kimi zaman bir taş gibi ağır, kimi zaman ince bir sızı gibi sürekli varlığını hissettiren kırgınlıklar, ruhun kuytularında birikir. İnsan, incindiği anı kalbinde tekrar tekrar oynatırken...

Devamını Oku

SOSYAL MEDYADA RAMAZAN ESTETİĞİ

Sosyal medyada Ramazan, takvim yapraklarından önce filtrelere düşer. Hilal, gökyüzünde görünmeden ekranların üst köşesinde parlar. Mavi ışığın içinde ince bir sabır çizgisi gibi asılı durur. Akşam ezanına doğru hızlanan bildirimler, kalbimizin atışını taklit eder; bekleyiş, piksel piksel çoğalır. Oruç, artık...

Devamını Oku

AŞK PSİKOLOJİSİ

İnsan, sevme ve sevilme arzusuyla var olur. Bir başkasına bağlanmak, güven duyduğu bir alan oluşturmak ister. Heyecanla karışık bir güven arayışı, bilinmezlikle kaplı bir yakınlık ister insan. Bu da aşka yelken açtırır. İnsan ruhunun en karmaşık ama en güçlü duygularından biridir...

Devamını Oku
Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!