AYDIN UZKAN
  • 355 Puan
  • 32 Yazı
  • 0 Yorum
  • 0 Takipçi
  • 2 Takip

AYDIN UZKAN - Tüm Yazıları

ÇALINAN İRADE ; MANİPÜLASYON

Zamanın ve mekânın ötesinde, insanın insanla kurduğu en karanlık temas, zihnin sessizce işgal edildiği o görünmez anlarda gerçekleşir. Manipülasyon, bir ruhun, bir başka ruhun mimarisine çaktırmadan sızması ve onun taşıyıcı kolonlarını kendi arzusu doğrultusunda yeniden inşa etmesidir. Görünürde hiçbir zorlama, hiçbir...

Devamını Oku

OLDUĞUN GİBİ GÖRÜNMEK

 Doğallık, insanın üzerine giydiği bir elbise değil,  teninin altında sessizce atan bir hakikattir.  İnsan bazen dünyanın bakışlarından ürkerek kendi sesinin üzerine başka sesler örter. Daha güçlü, daha kusursuz, daha kabul edilebilir görünmek için içindeki hakikati sessizliğe mahkûm eder. Bazen de...

Devamını Oku

KOMPLEKSLİ İNSANIN İÇSEL MANİFESTOSU

İnsan ruhu, kendi yarattığı labirentlerde kaybolmaya meyilli, sonsuz bir yankı odasıdır. Bu odanın en karanlık köşelerinde biçimlenen "kompleksli insan", özünde varoluşsal bir yaranın, dışarıya sızan hırçın kabuğudur. Kendini olduğu haliyle kabullenemeyişin oluşturduğu o derin boşluk, zamanla içsel bir kimya tepkimesine dönüşür. Yetersizlik...

Devamını Oku

SIRTIMIZDAKİ BIÇAĞIN ANATOMİSİ

İnsanın kendi imkanlarıyla asla baştan sona göremediği, bakışının menzilinden muaf tutulmuş yegane coğrafyadır sırt. İşte bu yüzden, sırtımız başkalarına açtığımız en katıksız teslimiyet alanıdır. Bir düşmanın karşımızda kılıç kuşanması doğanın gereğidir. Bakışımız bakışına kilitlenir, hamlesini tartar, siperimizi alırız. Ancak sırta...

Devamını Oku

MİZAHIN ANATOMİSİ

Mizah, yalnızca güldüren bir anlatım biçimi değil, insanın hayatı anlamlandırma çabasının en zarif yollarından biridir. Gülümsemenin ardında çoğu zaman derin bir fark ediş, ince bir eleştiri ve yaşamın çelişkilerine karşı geliştirilen sessiz bir direnç saklıdır. Hayatın ağır yükleri altında ezilmemek...

Devamını Oku

SIRTIMIZDAKİ İZLER

İnsanın en savunmasız, en masum coğrafyası sırtıdır. Orası gözlerin menzilinden uzak, bakışların korumasından mahrumdur. İnsan arkasını ancak dünyayı pencerelerinden uzakta unutmak istediğinde ya da birine sonsuz bir emniyetle teslim olduğunda döner. İşte hıyanetin o ilk k soğuk teması, tam da...

Devamını Oku

BÜKÜLMEDEN KIRILANLAR

Bükülmeyen dallar vardır, rüzgârın önünde eğilmeyi gurursuzluk sanırlar. İlk bakışta güçlü görünürler, göğe dimdik uzanırlar. Oysa en sert fırtınalar geldiğinde, eğilmeyi reddeden gövde çatırdar. Geriye sessizce toprağa düşen bir kırılma sesi kalır. Bazı ilişkiler de böyledir. Kökleri sevgiye uzansa bile,...

Devamını Oku

SÖZLÜ ŞİDDETİN ANATOMİSİ

İnsan, diliyle hem bir dünya inşa edebilen hem de o dünyayı tek bir kelimeyle yerle bir edebilen yegâne canlıdır.Kadın-erkek ilişkilerinde sözlü şiddet, fiziksel bir darbe içermediği için çoğu zaman meşruiyet zeminine oturtulmaya çalışılan, ancak muhatabının ruhunda onarılması güç tahribatlar bırakan...

Devamını Oku

KENDİNE SAKLANAN İNSAN

Nice duygular vardır, göğsün içinde uzun kışlar boyunca kar altında kalmış tohumlar gibi sessizce beklerler. Ne tamamen ölürler ne de görünür olurlar. İnsan, bazen kendi kalbinin kıyısında nöbet tutan bir bekçiye dönüşür, kelimelerin kapısını açmaya cesaret edemez. Çünkü her duygu...

Devamını Oku

NOSTALJİ BAĞIMLILIĞI

Geleceğin, vaat ettiği ışıltılı metalik soğuklukla kapımıza dayandığı bu çağda, insan ruhu garip bir refleksle geriye, hep geriye bakıyor. Nostalji, artık sadece eski bir şarkının tınısında duyulan hafif bir sızı değil, modern insanın içine düştüğü, her köşesi tanıdık anılarla döşenmiş...

Devamını Oku

LİSELİ AŞK PSİKOLOJİSİ

Şiirlere konu olup, hakkında romanlar yazılan ve şarkılar bestelenen aşk, her dönem olduğu gibi liselilerin de hayatınınodağında hep var olan bir duygudur. Ergenlik, insan ruhunun içindeki odaların ilk kez kilitlerinin açıldığı bir ev gibidir. Koridorlar dar, ışıklar titrek, duygular ise...

Devamını Oku

BOŞLUĞIN NABZI; DEPRESYON

İnsan bazen bir çukura değil, aynı zamanda görünmez bir labirentin içine girer. Labirente girildiğinde yollar birbirine benzer, çıkışlar ise birbirine yalan söyler. Kendi zihninin duvarlarına çarpa çarpa ilerleyen insan, aslında yerinde saydığını fark etmez. Gün ışığı bile bu labirente girerken...

Devamını Oku

DUYGU İLE MANTIĞIN SAVAŞI

Zihnimiz, iki farklı dil konuşan bir saraydır. Bir yanda tahtında oturan, soğuk mermerden oyulmuş mantık, elinde cetveller ve hesap makineleriyle hayatı karelere böler. Diğer yanda, sarayın bahçesinde çıplak ayakla koşan, rüzgarın şarkısına göre dans eden Duygu. İkisi de aynı krallığı...

Devamını Oku

SAHİPLENMENİN PRANGASI

Bir ruhu "benim" sıfatıyla mühürlediğimiz an, onun üzerindeki serbest salınımı öldürür, onu kendi iç dünyamızın sabit bir dekoru haline getiririz. Bu, sevginin değil, varoluşsal bir açlığın tezahürüdür. İnsan, kendi boşluğunu bir başkasının mevcudiyetiyle doldurmaya çalıştıkça, o kutsal bağı bir mülkiyet...

Devamını Oku

ÖZGÜRLÜK BİLNCİ

Özgürlük, bir kuşun gökyüzüne açtığı kanat çırpışından ziyade, o kanatların altındaki boşluğun ağırlığını kabullenme sanatıdır. Özgürlük bilinci, bir zincirin kopuşu değil, o zincirin neden orada olduğunu, hangi demir ocağında dövüldüğünü ve pasının ruhumuza nasıl bulaştığını anlama yolculuğudur. İnsan, doğduğu andan...

Devamını Oku

PSİKOLOJİ VE DİN

İnsan doğasının en derin katmanlarını anlamaya çalışan köklü disiplinler vardır. Din ve Psikoloji de bunlardan biridir. Biri zihnin işleyişini ve davranışların bilimsel nedenlerini araştırırken, diğeri varoluşun anlamını ve ruhsal bütünlüğü hedefler. Biri zihnin labirentlerinde dolaşırken, diğeri ruhun sonsuzluğa açılan kapılarını...

Devamını Oku

ZAMAN YAYMAK DEDİKLERİ

Zaman, aceleye gelmeyenlerin sırdaşıdır. Kalbin ritmiyle yarışır ve sabredenin hikâyesini sessizce yazar. Onunla birlikte yürüyenler bilir ki bazı kapılar zorlanarak değil, beklenerek açılır. Zamana yaymak, aslında güvenmektir, hem kendine hem de olan bitene. Çünkü gerçek olan, zaten kalacaktır.Zamana yaymak, bir duyguyu...

Devamını Oku

ZAMAN YAYMAK DEDİKLERİ

Zaman, aceleye gelmeyenlerin sırdaşıdır. Kalbin ritmiyle yarışır ve sabredenin hikâyesini sessizce yazar. Onunla birlikte yürüyenler bilir ki bazı kapılar zorlanarak değil, beklenerek açılır. Zamana yaymak, aslında güvenmektir, hem kendine hem de olan bitene. Çünkü gerçek olan, zaten kalacaktır.Zamana yaymak, bir duyguyu...

Devamını Oku
Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!