Buse Köseer
  • 2784 Puan
  • 38 Yazı
  • 1 Yorum

Buse Köseer - Tüm Yazıları

HAYALLERİN GÖLGESİNDE KAYBETME KORKUSU

Kaybetmek… İnsan kalbinin en eski yarası, en sessiz fısıltısı. Bir çocuğun parmaklarının arasından kayan kırmızı bir balon gibi; gökyüzüne yükselirken arkasında bıraktığı boşlukta duyulur bu korku. Bir bakış, bir dokunuş, bir ev, bir hayal… Hepsi avuçlarımızdayken bile sanki bir an...

Devamını Oku

SEVGİ; KANIT DEĞİL, CESARET İSTER

Sevgi, insanın kalbine dokunan en saf his… Ama modern çağ, bu safiyeti parçalayıp testlere, kuşkulardan örülmüş duvarlara mahkûm ediyor. İlişkilerde, dostluklarda, hatta kendimize karşı bile sevgi artık bir imtihan gibi yaşanıyor. Oysa sevgi, sorguya çekilmek için değil; kendini bırakmak, teslim...

Devamını Oku

ALKIŞLARIN SUSTUĞU ZİRVEDE VE EN DERİN ÇUKURDA İNSAN

"İnsan, en yüksek zirveye vardığında değil, en derin çukura düştüğünde kendini tanır." – Carl JungBaşarı… Toplumun en büyük putu. Bir çocuğa sorarlar: “Büyüyünce ne olacaksın?” Sanki varoluşumuz, meslekler ve unvanlar üzerinden ölçülür. Yıllarca yükseleceğimiz bir merdivenin basamaklarını sayarız; ama kimse merdivenin...

Devamını Oku

OLASILIKLARIN SONSUZ DANSINDA RUHUN KUANTUM NEFESİ

"Ruh, kendi kaosundan yıldızlar doğurur; yeter ki korkularınla yüzleşecek cesaretin olsun." Hayat, bir kuantum parçacığının titreşimleri gibi; aynı anda hem umut dolu hem kırılgan, hem yakın hem de ulaşılmaz. Kuantum felsefesi bize yalnızca atom altı dünyayı değil, kalbimizin en derin...

Devamını Oku

HAYATA YENİDEN TUTUNMAK, KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK DÖNÜŞ

Bazen bir sabah uyanırsın ve hiçbir şeyin anlamı kalmamış gibidir. Perdeyi aralarsın ama gün ışığı bile içeri uğramakta isteksizdir. Kahvaltı masası boş, ev sessiz, aynadaki bakış yorgun… Ve içinden bir ses fısıldar:“Ne için uyanıyorum? Ne kaldı geriye?”İşte o an, kaybolan...

Devamını Oku

YARALI OLAN YÜRÜRKEN, BİZE YÜRÜMEYİ ÖĞRETİYOR

Geçen hafta bir defileye katıldım. Ama önce şu cümleyi bozalım: Ben bir defileye katılmadım. Ben, bir duruşa tanıklık ettim. Hayatın kıyısında kalmış, sesi kısılmış, eksik denilenlerin biricikliğiyle kurulan bir sahneye göz oldum sadece. Podyumda yürüyenler engelli hayvanlardı. Evet, yanlış okumadınız....

Devamını Oku

KAYIP MI ETTİK, VAZ MI GEÇTİK?

Son zamanlarda, toplumun kalbinde çırpınan bir haçlı ruhun sesini duymak ne kadar zorlaştı. Merhamet, insanoğlunun en derin ve en öz değerlerinden biri olarak bilinirken, günümüzde neden bir kenara itilmiş durumda? Kayıp bir duygu haline gelmesi, belki de toplumsal bağlarımızın zayıfladığını...

Devamını Oku

GÖZLERDEN SAKLANAN KIRIK MASUMİYET

Bir çocuğun suskunluğu, aslında bazen bir toplumun sessiz çığlığıdır. Ama o çığlık ne manşetlere taşınır ne kalabalıklarda yankı bulur. Çünkü biz, duymamayı öğrenmiş bir ülkeyiz. Kulağımız kalabalıklara, gözümüz ekranlara o kadar alışkındır ki, bir çocuğun fısıltısı hiçbir zaman yüksek çözünürlükte...

Devamını Oku

SINIRLARIN ÖTESİNDE: TÜRKİYE’NİN GÖÇMENLERLE ÖRÜLEN VİCDANI

Bu topraklar... Binlerce yıl boyunca türlü kavimlerin gölgesini, dualarını, ağıtlarını, çocuk seslerini barındırdı. Anadolu, her zaman yolda olanın soluğunu içine çekmiş; gidenlerin arkasından rüzgâr kaldı, gelenlerin önünden toz bulutu… Türkiye, kadim medeniyetlerin geçit kapısı, yersizlerin umudu, köksüzlerin durağı oldu. Bir...

Devamını Oku

HALA BURADASIN, HALA SEVİLİYORSUN

Bir parkta oturuyordum. Yan bankta yaşlı bir kadın vardı; sessiz, içine kapanık ama gözlerinde bekleyen bir ifade. Elinde küçük bir poşet: iki simit, biraz peynir. Yanına oturdum. Selamlaştık. “Oğlum Amerika’da,” dedi. “İki yıldır dönmedi. Ama yoğundur… Alıştım. Gelen geçene bakıyorum...

Devamını Oku

ALTINA DÖNÜŞEN KIRIKLARIN SESSİZLİĞİ

“Zaman seni değiştirmiyorsa, acı bunu yapar.” (Carl Gustav Jung)İnsan doğar, büyür, yaş alır… Ama yalnızca bir kısmı olgunlaşır. Zira olgunluk, yaşla değil, fark edişle gelir. Zamanın omuzlarına yüklediği sessiz bir yolculuktur bu. Ve bu yolculukta en büyük rehber, acı ve...

Devamını Oku

YALNIZLIK BAHÇELERİNDE SOLAN DEĞERLER

Gözlerimizi kapattığımızda, sevgi ve iyiliklerin usulca dans ettiği bir dünya hayal edebiliriz. Her köşede gülümseyen yüzler, her sokağın başında dostlukların filizlendiği bahçeler vardır. Kelimeler, rüzgarın uğultusuna karışırken, insanın iç sesi, yüreğinin derinliklerinden yükselen bir şarkı gibi yankılanır. Fakat gözlerimizi açtığımızda,...

Devamını Oku

DUYULMAK HER ÇOCUĞUN İLK İHTİYACI

Aile, bir çocuğun ilk rüyalarının filizlendiği, kalbinin derinliklerinde sevgi tomurcuklarının açtığı bir bahçe gibidir. Burada her gül, bir umut; her yaprak, bir hayalin vücut bulduğu yerdir. Anne ve babanın sıcak kolları, çocuğun ruhuna dokunan melodi gibi yankılanır; her sözcük, güvenin...

Devamını Oku

SESSİZLİĞİN İÇİNDEKİ SES

Otizmle karşılaşmamız hepimizin farklıdır. Benimki de henüz “spektrum” kelimesinin ne ifade ettiğini tam kavrayamamışken, karşımda kelimelerle değil bakışlarıyla konuşan, dünyayı benden çok farklı deneyimleyen çocuklarla bir arada olduğumdaydı. Sessizlerdi ama dünyaları gürültülüydü. Bu karşılaşma, insan olarak kendimi yeniden tanımladığım bir...

Devamını Oku

GÖKTEKİ YILDIZLARDAN KALPTEKİ IŞIĞA: REHBERİMİZ KİM?

Kahvemizi yudumlarken gazetenin köşe yazılarına göz gezdiririz. Bir tarafta burç yorumları, diğer tarafta dini öğütler… Peki hiç düşündünüz mü, bu iki dünya birbiriyle ne kadar örtüşüyor ya da çelişiyor? İnsan, bilinmezliğe karşı doğal bir merak ve güven ihtiyacı taşır. Nereye...

Devamını Oku

ZİHİN BAHÇESİNDE ANILARI BUDAMAK

Duygularımız, beynimizin mimarını nasıl yönlendirir? Unutmak bir zaaf mı yoksa savunma mekanizması mı? Her yeni bilgi, eskisini nasıl değiştirir? Bu yazıda hafızamızın bilinçli ve bilinçdışı oyunlarına bilimsel bir mercekle bakıyoruz. Hafıza, bir kameranın sadık kaydı gibi gözükse de, aslında oldukça...

Devamını Oku

YALANIN PENÇESİNDE DOĞRULUK ARAYIŞI

Hiç gerçekte ne düşündüğünü öğrenmek için birinin zihnine bakabilmeyi dilediniz mi? Hayatın her alanında özellikle de ilişkilerimizde yalanlar ve doğrular iç içe geçmiş zincir gibidir. Beyazı, siyahı, pembesi, laciverti, moru ve daha bir sürü rengi olan kimi zaman hayatımızı derinden etkilerken...

Devamını Oku

SEVDAMIZIN BEDELİ, BOŞANMA VE EKONOMİ

Toplumsal dinamikler psikolojik durumların büyük bir etkeni. Özellikle ekonomik belirsizlikler bu listenin başında geliyor. Tabii sosyal sorunlar da bunun cabası. Türkiye son yıllarda ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve istihdam sorunlarıyla mücadele ediyor. Bu durum aileler ve bireylerin finansal durumunu tehdit...

Devamını Oku
Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!