Acının tarifi zor, canın yanar için de kor kocaman olurda duyan, hisseden olmaz.
Durgun görünen yanında fırtınalar kopar üşürsün üstünü örten olmaz.
Ne bilsim el- alem ne bilsin ser de ki fırtınayı, tepe taklak dönersin de düze döndürenin olmaz.
Kolaydır dışarıdan ahkâm kesmek, tadılmayan acıya rest çekmek. Yaşamayana hepsi ballı, börek. Dışarıdan pişmiş görünüyor çörek. İçi çiğ kalmış dışı nar gibi kızarmış.
Ne bilsin el- alem ne bilsin iç kanamanı, hani kanarda pansuman yapan olmaz.
Kimi haykırır kusar kinini, Kimi çeker sineye öfkesini. Kini haykırana dokunulmaz, sineye çeken rahat bırakılmaz. Görüntüye değil tepkiye göre durum sıcak yada ayaz.
Ne bilsin el- alem sinede ki kabartıyı, sessizliğin sesini duyan olmaz.
Ağarmıştır saçların dökülmüştür perçemin. Sağlam görünürsün amma çürümüştür içerlerin. Sağlam duvara yaslanan olur da destek veren olmaz.
Ne bilsin el- alem ne bilsin içte taşlar oynamış, yıkılmaya ramak kala bir tuğla koyanın olmaz.
Derdin anlamı içinde saklı, Gam, tasa, kaygı bulmacadır insanoğlu. Kelimeler karışık cümleler dağınık. Cevap anahtarı sende zihni yormalık.
Ne bilsin el- alem ne bilsin yanıtları. Anahtarı sende kıvır artık kendi dünyanın kapısını.
Can siperhane verir de verir. Herkese yeter de kendine sefil. İçi kanar dışarıdan görünür tarzı şekil. Bilinmez ki ne acıları var üstü kapalı. Köprüdür bazıları kimilerine derman odaklı.
Ne bilsin el-alem ne bilsin içinde ki fırtınayı dert yürekte gizli, saklı.
sevgilerimle Tuğba 🥰