Bir insanın ekmeğiyle, onuruyla ve psikolojisiyle oynamak ne zamandan beri yöneticilik oldu?
Sabah evinden çıkıp ailesine ekmek götürmek için işine gelen bir insanı aşağılamak, herkesin içinde küçük düşürmek, tehdit etmek ve psikolojik baskıyla ezmek hangi vicdana sığar?
Kendinize bir sorun: Karşınızdaki insanın da bir ailesi, çocukları, hayalleri ve taşıyamadığı yükleri var. Sizin birkaç dakikalık öfkeniz, onun gecelerce uyuyamamasına, ailesine mutsuz dönmesine ve hayattan soğumasına neden olabilir.
Unutmayın! İnsanların ekmeğini kazanma mücadelesini kendi egonuzun oyuncağı hâline getiremezsiniz.
Makamınız olabilir, yetkiniz olabilir, emir verme gücünüz olabilir. Ama bunların hiçbiri bir insanı aşağılamaya, ezmeye ve psikolojik olarak yıkmaya hakkınız olduğu anlamına gelmez.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesi çalışanları psikolojik tacize karşı korumaktadır. Mobbing oluşturan davranışlar hukuki ve olayın niteliğine göre cezai sonuçlar doğurabilir.
Bugün gözyaşlarına sebep olduğunuz insanın yarın sizinle aynı durumda olmayacağının garantisi yok.
Bir gün makamınızdan, unvanınızdan ve gücünüzden geriye hiçbir şey kalmayabilir. Ama bir insana yaşattığınız acının izi kalabilir.
KOLTUKLAR GEÇİCİDİR, İNSANLIK KALICIDIR!
Bir insanı ezerek büyüdüğünüzü sanmayın. Asıl küçülen, başkasının onurunu çiğneyerek kendini büyük gören anlayıştır.
MOBBİNGİN KARŞISINDA SUSMAYIN! ÇÜNKÜ HİÇ KİMSE EKMEĞİNİ KAZANMAK İÇİN ONURUNU FEDA ETMEK ZORUNDA DEĞİLDİR!