Siyasetçi | Yönetici | İş İnsanı | Siyaset alanındaki çalışmalarıyla birlikte yönetici kimliğiyle öne çıkan bir isimdir.
Mehmet Kuşcu is a Turkish businessman, executive, and columnist. He has over 26 years of management experience in the energy, information technologies, and banking sectors. He has served in senior positions in various institutions and has also been involved in political consultancy and strategy development.
Early Life and Education:
Mehmet Kuşcu completed his studies in the Department of Electrical and Electronics and later graduated from the Faculty of Business Administration. His academic background in business and management laid the foundation for the executive roles he would take on in the energy and finance sectors in the years to come.
Career:
Kuşcu began his career in the private sector and held various management positions in energy, information technologies, and banking. Throughout his more than 25 years of professional experience, he took on responsibilities in leadership, strategic planning, operations management, and corporate communication across numerous organizations.
Continuing his political and professional life in Ankara, Mehmet Kuşcu became a parliamentary candidate nominee for the 24th Term, Ankara 1st District in 2011, as evidenced by the following sources:
• Yeniçağ Newspaper: “Bahçeli’den Teşkilata Uyarı” — https://www.yenicaggazetesi.com.tr/bahceliden-teskilata-uyari-47437h.htm
• İnternet Haber: “İşte MHP’nin Milletvekili Aday Adayları” — https://www.internethaber.com/iste-mhpnin-milletvekili-aday-adaylari-334929h.htm
Work in Civil Society:
Kuşcu has been actively involved in numerous NGOs, associations, and professional organizations. He is known for supporting social responsibility projects and has continued to work in this field for many years.
Writing Activities:
Mehmet Kuşcu works as a columnist on various platforms, writing analyses particularly on business, economics, society, identity, social structures, and current events. With articles published on blogs, news platforms, and digital media outlets, he provides commentary and assessments for the public.
Areas of Expertise:
• Strategic management
• Corporate structures in the energy and technology sectors
• Competition processes
• Public policies
• Leadership and organization
• Economic and business analyses
Current Activities:
Kuşcu continues his writing while also providing consultancy in communication, strategy, and organizational management. Through his social media and digital platform presence, he reaches a broad audience.
Geçtiğimiz günlerde karşıma çıkan bir haberde, Brezilyalı bir tasarımcı ekibinin inanılmaz çalışmasına rastladım. Haberi okurken beni en çok etkileyen kısım ise, Hristiyan dünyasında Noel Baba'ya ilham olan Aziz Nikolaos'un yüzünün yeniden yapılandırılmasıydı. Bu yüzü görmek beni şaşırttı ve düşündürdü. Noel...
17 Ağustos 1999 gecesi, saatler 03.02'yi gösterdiğinde, Türkiye tarihinin en karanlık anlarından biri yaşandı. O gece, derin uykudaki bir ülke, aniden şiddetli bir sarsıntıyla uykusundan uyandı. Marmara Bölgesi'ni vuran ve resmi kayıtlara göre 7,4 büyüklüğünde gerçekleşen deprem, başta Kocaeli, Sakarya,...
Hayatın bir döneminde bilgiyi her şeyden üstün tutardık. Ne kadar çok öğrenirsek, o kadar başarılı ve akıllı olacağımızı düşünürdük. Raflar dolusu kitap, sayısız belgesel ve entelektüel tartışmalar, içimizde bir "üstünlük" hissi yaratıyordu. Ancak çok bilgili olmalarına rağmen, insani değerlerden uzaklaşmış...
Ekonomik kriz… Kulağa çok teknik bir kavram gibi gelse de, aslında toplumun her bireyinin hayatına doğrudan dokunan, hatta bazen hayatı alt üst eden bir süreçtir. Krizin başlangıcı çoğu zaman bir rakamın, bir grafiğin ya da borsa endeksinin iniş çıkışıyla değil;...
Osmanlı ve Akkoyunlu çekişmesinin kökleri, 1402'deki Ankara Savaşı'na dayanır. O savaşta Akkoyunlular, Timur'a açıkça destek vererek iki devlet arasındaki gerilimi doruk noktasına çıkarmışlardı. İşte o günden sonra, bu iki devletin ilişkisi dostluktan çok, karşılıklı bir ihtiyat ve rekabet üzerine kurulacaktı....
Kaleme aldığım bu yazı bir masal değil. Hayali kahramanlarla, uydurma olaylarla süslenmiş bir hikâye de değil. Bu satırlar, yaşanmışlıkların, acıların, umutların ve direncin bir yansıması olarak gerçek hayattan esinlenmiştir. Satır aralarında gördüğünüz her detay, bir insanın hayatından alınmış, hakiki bir...
Türkiye'de son yıllarda en çok duyduğumuz kelimelerden biri kutuplaşma. Televizyon ekranlarında, sosyal medyada, kahve sohbetlerinde... Herkesin birbirine "Sen hangi taraftansın?" diye baktığı, fikirlerin dostluklardan daha ağır bastığı, ortak kelimelerin yerini önyargıların aldığı bir dönemden geçiyoruz. Oysa bu topraklar, yüzyıllar boyunca...
Günümüzde çoğumuz, farkında olmadan biraz kendi kabuğumuza çekiliyoruz. Bireyselliğin öne çıktığı, yoğun bir rekabet ortamında yaşıyoruz. Bu ortamda bilgi paylaşmak, destek olmak, iyilikte bulunmak neredeyse unutulmuş bir meziyet gibi görünebiliyor. Oysa içimizde, yalnızca kendimize ait olmayan, çevremize de iyi gelecek...
İş dünyası her zaman düz bir yolda ilerlemez. Bazen pazar koşulları sertleşir, bazen stratejik kararlar beklenen sonucu vermez. Bazen de tüm dünya, kimsenin öngöremediği bir ekonomik dalganın etkisi altına girer. Bu gibi durumlarda, bir zamanlar büyük umutlarla kurulan, yüzlerce insana...
Her şeyin bir sonu olduğu gibi, insanoğlunun da bir sonu vardır. Dünyadaki her canlı gibi bizler de yaşlanır, bedenlerimiz yıpranır ve bir gün toprağa döneriz. Bir insanın hayatı, doğduğu andan son nefesini verdiği ana kadar bir serüvendir. Ama gerçekten öyle...
Yakın tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan Lozan Antlaşması, sadece bir diplomatik belge değil, aynı zamanda bir milletin varoluş mücadelesinin uluslararası alanda kabulüdür. Bu yazıya başlarken aklımda sürekli aynı soru döndü durdu: Lozan olmasaydı, bugün neyi konuşuyor olurduk? Belki...
Bir zamanlar insanlar, ince belli bir bardaktaki çayın buharında dostluğun hissederlerdi. Oysa şimdi çay pahalı, sohbet ise değersizleşmiş durumda. İçinde bulunduğumuz bu garip zaman diliminde her şeyin bir bedeli var, ancak hiçbir şeyin gerçek bir kıymeti yokmuş gibi. Parayla satın...
Son zamanlarda sabahları uyanmak sadece gözünü açmakla bitmiyor. İçinden gelen tarifsiz bir ağırlıkla başlıyorsun güne. Gözlerini açar açmaz zihnin hesaplara koşuyor: faturalar, kira, kredi kartı borcu, market listesi... Her şeyin kontrolünü kaybetmiş gibi hissediyorsun ama bunu kimseye çaktırmıyorsun. Çünkü her...
Günümüz dünyası, gerçekten de insanı umutsuzluğa sürükleyebilecek kadar karmaşık ve zorlayıcı. Savaşlar, salgınlar, ekonomik krizler, doğal afetler... Sanki her gün yeni bir felaket haberiyle uyanıyoruz. İnsanın geleceğe dair güven duygusu gitgide azalıyor, dünya adeta bir kaos sarmalının içinde gibi. Bu...
Adalet, her toplumda en çok konuşulan, ama bir o kadar da kolay örselenen bir kavramdır. Özellikle siyasetle iç içe geçtiği noktada, adaletin terazisi bozulmaya başlar. Bu durum, sadece mahkeme salonlarını değil, hepimizin vicdanını derinden yaralar. Bir toplumun demokratik olup olmadığını...
Türkiye ekonomisinde yüksek faiz oranlarının etkisiyle yaşanan yavaşlama sinyalleri, politika yapıcıları kredi politikalarında yeni bir adım atmaya yöneltiyor. Son dönemde reel sektörden gelen yüksek faiz şikayetleri ve krediye erişim zorluklarına karşı hükümetin kredi musluklarını kademeli olarak gevşetmeyi gündeme aldığı konuşuluyor....
Yaz geldi ama eski yazlardan pek eser yok. Ne o çocukluğumun sabah serinliği var artık, ne de öğleden sonraları camdan gelen tatlı rüzgar. Bu yıl yine mevsim kendini şaşırdı, ama biz hâlâ şaşırmıyoruz. Alıştık artık, gökyüzünün bile dengesini kaybetmesine. Ama...
Yaz mevsimi geldi çattı. Güneş parlıyor, deniz çağırıyor… Ama ne yazık ki her güzel havanın, herkes için aynı anlamı taşımadığını bir kez daha görüyoruz. Bu yazıyı yazarken içimden geçen ilk cümle şu oldu: “Emekliler bu yaz tatile gidebilir mi?” Cevabı...