Şaban Bozbal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Her Yerde Kavga Eder Olduk

Her Yerde Kavga Eder Olduk

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eskiden kavga mahallede olurdu. Şimdi memlekette.

Otobüste, trafikte, mecliste, televizyonda, sosyal medyada… Sanki herkesin omzunda görünmez bir yumruk var. En ufak bir sözde indirilecek. En küçük bir fikir ayrılığında savrulacak. Tahammül azaldı, öfke çoğaldı. Ses yükseltmek haklı olmak sanılıyor.

Her yerde kavga eder olduk. Trafikte yol vermedin diye inip cam kıran bir öfke… Sosyal medyada iki cümle yazdın diye linç eden bir kalabalık…Siyasette kürsüden konuşmak yerine kürsüye yürüyen bir anlayış… Futbol maçında tribünden sahaya atlayan bir cinnet hali…

Bu sadece “sinirli toplum” meselesi değil. Bu bir ruh hali. Bu bir birikmişlik.Ekonomik sıkışmışlık, gelecek kaygısı, adalet tartışmaları, liyakat sorunu, geçim derdi… İnsan yoruldukça sertleşir. Umut azaldıkça ses yükselir. Kendini duyuramayan bağırır. Bağırarak sonuç alamayan vurur.

Ama asıl mesele şu: Kavga artık normalleşti.Çocuklarımız tartışmayı değil, tartışırken aşağılamayı öğreniyor. Fikir savunmayı değil, karşısındakini yok saymayı görüyor. Ekranlarda bağıran yorumcular, sosyal medyada hakaret eden fenomenler, siyasette sert dili alkışlayan kitleler… Hepimiz biraz suçluyuz.

Bir ülkede kavga arttığında, konuşma azalır. Konuşma azaldığında ise akıl geri çekilir. Geriye refleks kalır. Refleksle yönetilen toplumlar ise huzur üretemez.

Eskiden büyükler “tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” derdi. Şimdi tatlı dil zayıflık sanılıyor. Oysa asıl güç, yumruğu sıkmak değil, elini açabilmektir.

Her tartışmayı ölüm kalım meselesi haline getirdik. Oysa fikir ayrılığı düşmanlık değildir. Siyasi görüş farklılığı ihanet değildir. Eleştiri, saldırı değildir.

Peki neden bu kadar gerginiz?Çünkü herkes kendini köşeye sıkışmış hissediyor. Çünkü kimse dinlenmediğini düşünüyor. Çünkü herkes haklı ama kimse anlamaya çalışmıyor.

Televizyon programlarına bakın. İki kişi karşılıklı konuşmuyor; iki monolog çarpışıyor. Sosyal medyaya bakın. İnsanlar fikir yazmıyor; öfke kusuyor. Meclise bakın. Tartışma kültürü yerine restleşme dili hâkim.

Kavga bulaşıcıdır. Bir yerde başlar, dalga dalga yayılır. Evde anne baba sürekli gerilimliyse çocuk huzurlu olamaz. Sokakta herkes asabiyse şehir huzurlu olamaz. Siyaset dili sertse toplum yumuşak kalamaz.

Dil, iklimdir. Sert dil sert toplum üretir.Biz ne zaman bu kadar tahammülsüz olduk? Ne zaman karşıt görüşü “düşman” ilan etmeye başladık? Ne zaman birbirimizi dinlemekten vazgeçtik?

Belki de en büyük problem şu: Hepimiz konuşuyoruz, kimse dinlemiyor.Oysa bir ülkeyi ayakta tutan şey sadece ekonomi, savunma, teknoloji değildir. Asıl harç toplumsal saygıdır. Saygı kaybolursa sistem ayakta görünür ama içten içe çürür.

Kavga bir çözüm değildir. Sadece anlık bir rahatlama sağlar. Ardında daha büyük bir boşluk bırakır.

Bizim yeniden konuşmayı öğrenmemiz gerekiyor. Sert olmadan güçlü olunabileceğini hatırlamamız gerekiyor. Eleştirinin hakaret olmadığını, muhalefetin düşmanlık olmadığını yeniden kavramamız gerekiyor.

Aksi halde her yer ringe döner. Herkes köşesine çekilir. Ve kazanan olmaz.

Bu ülke çok badire atlattı. Ama en büyük sınavlarımızdan biri şu olabilir: Birbirimize rağmen değil, birbirimizle yaşayabilmek.

Her yerde kavga eder olduk. Belki de artık bir yerde durup şunu sormalıyız:Gerçekten kavga mı etmek istiyoruz, yoksa sadece anlaşılmak mı?

İkincisini seçersek, belki ilkini azaltabiliriz.

Sağlıcakla kalın.

Her Yerde Kavga Eder Olduk
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!