Şaban Bozbal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KİME GÖRE İYİ, KİME GÖRE KÖTÜ?

KİME GÖRE İYİ, KİME GÖRE KÖTÜ?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Günümüzün en kullanışlı, en “rahatlatıcı” ama bir o kadar da tehlikeli cümlelerinden biri:

“Kime göre iyi, kime göre kötü?”

Bu söz, ilk duyulduğunda kulağa hoş gelir. Sanki özgürlüğü, çoğulculuğu, farklı fikirlere saygıyı savunuyormuş gibi durur. İnsanlara alan açıyor, kimseyi yargılamıyor gibi görünür. Ama işin aslı öyle değildir. Bu cümle çoğu zaman bir kaçış kapısıdır.

Çünkü bu söz, çoğu zaman bir hakikatin üzerini örtmek için kullanılır. Bir yanlışı savunamayanlar, onu meşrulaştıramayanlar, işin içinden çıkamayınca bu cümleye sarılır:

“Kime göre kötü?”

Peki o zaman soralım:Gerçekten her şey göreceli midir?Gerçekten doğru ile yanlış, kişiden kişiye değişen basit tercihler midir?Eğer öyleyse, bu dünyada hiçbir ortak değer kalmaz.Ne adaletin bir anlamı olur ne de vicdanın bir ölçüsü…

Bugün toplum olarak yaşadığımız en büyük sorunlardan biri de budur: Netliğimizi kaybettik.Eskiden insanlar doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebiliyordu.Bugün ise cümleler yuvarlak, tavırlar belirsiz, duruşlar muğlak…

Bir haksızlık oluyor…Hemen birileri çıkıp diyor ki:“Olaya tek taraflı bakmayın.”

Bir yanlış yapılıyor…“Onun da kendine göre sebepleri vardır.”

Bir adaletsizlik yaşanıyor…“Her şey göründüğü gibi değil.”

Elbette her olayın farklı yönleri vardır. Elbette her mesele tek boyutlu değildir. Ama bu gerçek, yanlışı doğruya dönüştürmez.Bir insanın hakkı yenmişse, bu nettir.Bir emek gasp edilmişse, bu açıktır.Bir zulüm varsa, bunun “kime göre”si olmaz.

Bakın, en tehlikeli nokta şudur:“Kime göre iyi, kime göre kötü” cümlesi zamanla sadece bir savunma değil, bir yaşam biçimi haline geliyor.

İnsanlar artık hiçbir konuda kesin konuşmamaya başlıyor. Hiçbir değerin arkasında durmamayı “akıllılık” zannediyor.Her duruma göre pozisyon almayı “esneklik” diye pazarlıyor.Oysa bu, esneklik değil; ilkesizliktir.

İlkesiz insan, rüzgârın yönüne göre şekil alır.Bugün doğru dediğine yarın yanlış diyebilir.Bugün savunduğunu yarın inkâr edebilir.Çünkü onun için önemli olan hakikat değil, konforudur.

Bir toplum düşünün…Kimsenin hiçbir konuda net olmadığı, herkesin her şeyi kendi çıkarına göre yorumladığı,doğrunun ve yanlışın sürekli yer değiştirdiği bir toplum…

Böyle bir yerde güven olur mu?Adalet tesis edilebilir mi?İnsanlar birbirine inanabilir mi? Elbette hayır.Çünkü adaletin temeli, ortak doğru kabulüdür.

Eğer herkesin doğrusu kendineyse, kimse kimseye hesap vermez.Herkes kendini haklı çıkaracak bir gerekçe bulur.İşte o zaman güçlü olan haklı olur.Zayıf olan ise her zaman ezilir.

Şunu açıkça söylemek gerekir: Evet, bakış açıları farklı olabilir. Evet, insanlar olayları farklı değerlendirebilir.Ama bu, hakikatin olmadığı anlamına gelmez.

Güneş doğuyorsa doğuyordur. Bir zulüm varsa vardır. Bir haksızlık yapılmışsa yapılmıştır.

Bunları tartışmaya açmak, aslında gerçeği sulandırmaktır. Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey,Yeni fikirler değil…Yeni tartışmalar değil…Yeni kavramlar hiç değil…

Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey:Duruş.

Eğilmeyen bir duruş…Bükülmeyen bir karakter…Şartlara göre değişmeyen bir vicdan…Doğruyu savunurken yalnız kalmayı göze alabilen,Yanlışa karşı çıkarken bedel ödemeyi kabul eden bir duruş…

Çünkü hakikat, çoğu zaman kalabalıkların değil, cesur azınlıkların omuzlarında yükselir.

Son sözümüz net olsun:

“Kime göre iyi, kime göre kötü” diyerek yanlışı aklamaya çalışanlara inat…Biz diyeceğiz ki:İyi iyidir.Kötü kötüdür.Ve bazı gerçekler vardır ki,ne zamana göre değişir,ne de kişiye göre.

Unutanlar için değil, hatırlamak isteyenler için: Hakikat tektir. Ve hakikat, eninde sonunda ortaya çıkar.

Sağlıcakla kalın.

KİME GÖRE İYİ, KİME GÖRE KÖTÜ?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!