Şaban Bozbal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Şiddetin Kader Olmadığı Bir Toplum Mümkün mü?

Şiddetin Kader Olmadığı Bir Toplum Mümkün mü?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Toplumsal şiddet; bir anda ortaya çıkan öfke patlamalarının değil, uzun süre biriken adaletsizliklerin, güvensizliğin ve iletişimsizliğin sonucudur. Şiddeti yalnızca polisiye tedbirlerle açıklamak ya da birkaç “suçlu birey” üzerinden okumak, sorunu anlamayı da çözmeyi de eksik bırakır. Çünkü şiddet, toplumun aynasıdır.

Önlemenin ilk adımı adalet duygusunu güçlendirmektir. İnsanlar hakkını hukuk yoluyla alamadığına inandığında, öfke sokakta kendine yol bulur. Hukukun hızlı, tarafsız ve erişilebilir olması; şiddetin değil, hakkın konuşmasını sağlar. Cezasızlık algısı ise şiddeti teşvik eden en tehlikeli zemindir.

İkinci önemli başlık eğitimdir. Eğitim yalnızca diploma meselesi değil, birlikte yaşama kültürüdür. Çocuklara küçük yaşta öfke kontrolü, empati ve farklılıklara saygı öğretilmeden; daha çok kamera, daha çok ceza kalıcı çözüm üretmez. Okullar, sadece akademik başarı değil, sağlıklı birey yetiştirme merkezleri olmalıdır.

Ekonomik eşitsizlikler de şiddetin sessiz tetikleyicisidir. İşsizliğin, yoksulluğun ve umutsuzluğun derinleştiği toplumlarda şiddet sıradanlaşır. İnsan onuruna yakışır bir yaşam sunamayan düzen, sokakta güvenlik talep etmeye de ahlaken zayıf düşer. Sosyal devlet, şiddetle mücadelenin görünmeyen ama en güçlü kalkanıdır.

Bir diğer mesele dil ve siyaset üslubudur. Sertleşen dil, kutuplaştıran söylem ve “öteki” üzerinden kurulan siyaset; şiddeti meşrulaştırır. Söz, bazen sopadan daha etkilidir. Toplumu yönetenlerin kullandığı dil, sokaktaki davranışın pusulasıdır.

Son olarak toplumsal dayanışma ve güçlü sivil yapı şarttır. Komşuluğun, mahallenin, sendikanın, derneğin zayıfladığı yerde birey yalnızlaşır; yalnızlaşan insan da daha kolay şiddete savrulur. Güçlü toplum, güçlü birey üretir.

Toplumsal şiddet kader değildir. Önlenir. Ama bunun yolu yalnızca güvenlikten değil; adaletten, eğitimden, ekonomiden ve sağduyudan geçer. Şiddeti azaltmak istiyorsak, önce toplumun yaralarını görmek ve cesaretle konuşmak zorundayız. Çünkü bastırılan her sorun, bir gün daha sert biçimde geri döner.

Sağlıcakla kalın.

Şiddetin Kader Olmadığı Bir Toplum Mümkün mü?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!