’Parçalanmaz Akış’la İran’la sanat köprüsü

’Parçalanmaz Akış’la İran’la sanat köprüsü
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Resim ve heykel sanatçısı Adviye Bal ile Art Parisa Galeri’deki “Parçalanmaz Akış” sergisi ve çalışmaları hakkında keyifli bir sohbet yaptık. 15 Nisan’a kadar devam edecek olan sergiye ilgi yoğun. Bal, gururlu olduğunu belirtti. Sadece Türk değil çok sayıda İranlı sanatseverlerin de sergiyi ziyaret ettiğini söyleyen Bal, “Parisa Hanım ve Ahad Bey aracılığı ile, derinliğini ve zenginliğini bildiğim İran kültürünü, sanatını ve sanatçılarını daha yakından tanımama vesile oldu” dedi.

Bal, Aydınlık’ın sorularını yanıtladı:

■ İran ve Türkiye arasında kültür ve sanat köprüsü kurmakta olan Ahad Saadi ve eşi Parisa Hanım’ın sahip oldukları Art Parisa Galeri ile yollarınız nasıl kesişti?

Ahad Saadi, eserlerinden son derece etkilendiğim bir sanatçıydı. Dolayısıyla, İranlı sanatçılar olarak Türkiye’de sanat ve sanat elçiliği yapmaya gönül vermiş, Parisa Hanım ve Ahad Bey’den böyle bir sergi daveti alınca, hiç düşünmeden kabul ettim. Yeni bir dünya kurulurken, Türkiye’nin, İran’ın da içinde olduğu bölge ülkeleri ile sosyal ve politik konularda yakınlaşmasında, sanatın oynadığı rolün önemini bilmekte ve bu serginin sürece katkıda bulunacağına inanmaktayım.

n Serginizi gezerken resimlerinize isim vermediğinizi farkettim. Bunun özel bir sebebi var mı?

Evet. Resimlerime özellikle isim vermiyorum. Resme anlam yükleyecek herhangi bir ismin, resimle izleyici arasına bariyer olacağına inanıyorum. Amacım izleyicinin resimlerimle herhangi sınıra bağlı kalmaksızın organik bir bağ kurması ve kendi hayat deneyimlerinden, kendi hayal güçlerinden yola çıkarak resimlerime kendi anlamlarını yüklemesi.

MUSTAFA KEMAL’İN ANLAYIŞI

■ Resimlerinize isim vermiyorsunuz ama sergileriniz için seçtiğiniz isimler oldukça çarpıcı. Bu serginiz için neden “Parçalanmaz Akış” dediniz?

Resimlerime isim vermiyor oluşum, kendimden çıkan düşünsel bir zemin olmadığı anlamına gelmiyor. Hazırladığım serilere bu düşünsel zemin çerçevesinde elbette bir üst başlık belirliyorum. Resimlerim insanlık tarihinden, kronolojik, mekansal ya da tarihsel olaylara ait kaygılar gütmeden enstanteneleri konu alıyor. Ben tarihin parçalanmaz akışının, bir anını dondurup, resmediyorum. Ayrıca, “Parçalanmaz Akış”ın felsefesiyle, Mustafa Kemal’in düşüncesinin temeli olan ‘arasız devrim’ anlayışını da birbiriyle bağlantılı görüyorum .

■ Herkesin kendi anlamını çıkarmaya çalıştığı resimlerinizle ilgili çok yorum ve soru alıyorsunuzdur. En sık karşılaştıklarınız…

Çoğunlukla kendi düşüncelerimle ve hislerimde de bağdaşan yorumlar oluyor bunlar. Kimi zaman figürlerimin yoğunluğu oldukça dikkat çekiyor. Fakat öyle komposizyonlar oluyor ki, tek bir figürün eksilmesi bile bütünlüğü bozabiliyor ya da resmin odağını değiştirebiliyor. Kimi zaman da, izleyicinin resmin bütününden ziyade, figürlerin çıplaklığına takıldığındığını görüyorum.

ÜRYAN GELDİK…

■ Ben resimlerinizde çıplaklık vurgusu hissetmedim…

Hissetmemeniz doğal çünkü amacım çıplak bedeni sergilemek değil. Figürleri kıyafetsiz resmetmemin sebebi, insanları kategorize eden unsurlardan tamamen arındırıp, zenginlik, fakirlik veya sosyal sınıf gibi faktörler farketmeksizin herkesi eşit kılmak. Anadolu’da çok sık kullanılan “Üryan geldik, üryan gidiyoruz” sözü vardır. Bu sözün temelinde ise her insanın niyahetinde eşit olduğu düşüncesi yatmaktır.

BEKA SORUNUNUN FARKINDAYIM

■ Resimleriniz kadar heykelleriniz de dikkat çekici…

Heykellerimi yaparken doğa ile ortak çalışıyoruz. Doğanın onlara verdiği formları bozmaksızın, milyonlarca yıllık fosilleri ve çeşitli kayaçları, figürlerimle birleştirerek kompozisyonlar oluşturuyorum. Ben tarihçi değilim ama tarihsel bakıyorum, felsefeci değilim ama kendime ait bir yaşam felsefem var, siyasetçi değilim ama Türkiye’nin şu andaki beka sorununun farkındayım ve önemsiyorum. Heykellerim bu düşüncelerimin form bulmuş hali. Resimlerimden farklı olarak, heykellerim sadece insanlık tarihi ile değil, dünyanın jeolojik tarihi ile de yakından ilgili.

Eserlerinizin çoğunda pek çok rengi iç içe ve uyum içinde görebilmek mümkün. Bunun yanı sıra tek bir renk ve tonlarıyla yarattığınız resimler de var.

Ben, doğadaki renklerin insanın yaşam sevincini besleyen bir armağan olduğunu düşünüyorum. Gökkuşağını gördüğümüz zaman hepimiz bir heyecan duyarız. Renklerin aynı coşkuyu sanat eserlerine de taşıdığını düşünüyorum. Hiçbir rengi kullanmaktan, korkmuyorum, çekinmiyorum. Bununla beraber komposizyonumun gerektirdiği durumlarda sadece tek bir renk ve valörleriyle de çalışmaktan kaçınmam.

 

0
kat_l_yorum_1
Katılıyorum +1
0
hatal_d_n_yorsun
Hatalı Düşünüyorsun
0
bilgi_in_te_ekk_r
Bilgi İçin Teşekkür
0
_a_rd_m
Şaşırdım
0
kat_lm_yorum_-1
Katılmıyorum -1
’Parçalanmaz Akış’la İran’la sanat köprüsü

Türkiye Aktüel Haber Bültenine Ücretsiz Abone Olabilirsin

Yeni eklenen makalelerimizden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini şimdi başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!