Bahar Ayhan Balcıoğlu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. ÇOCUĞUN DİLİ: OYUNCA

ÇOCUĞUN DİLİ: OYUNCA

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Oyun; çocuğun dünyasını yansıttığı ve onun dünyasında olup biteni anlayabilmemize olanak veren bir eylemdir. Birçok olumsuz davranışın nedenini ve kaynaklandığı temel noktayı oyun sayesinde çözümleyebilme ve anlayabilme yöntemlerinden biri de oyun terapisidir.

Çocuk yetişkinler gibi, kendini kelimelerle, cümlelerle ifade edemez. Onun ifade şekli oynamaktan geçer. Çocuğun bir uzmanın karşısında “üzgünüm, çünkü… ” ya da “bundan dolayı böyle davranıyorum” demesini bekleyemeyiz. Tam da bu aşamada çocuğun dünyasına usulca ve saygıyla girmenin yoludur oyun terapisi.

 Oyun, çocuğun işidir, rahatlama yöntemidir ve kendini en iyi ifade ettiği yerdir. Bazı yetişkinler çocuklardan kendileri gibi davranmasını bekler. İşler kendi istedikleri gibi gitmediğinde ise etiketleme başlar. Çocuk, yaramaz olur, yalancı olur, saygısız olur, söz dinlemez ve şımarık olur. Oysa ki sessiz çığlığı vardır bu davranışı edinen çocuğun. Evde onun duygularını anlayabilen yoktur belki de. Ağlıyorsa devamlı belki duyulmadığından ya da yalana sığınıyorsa gerçeğin onu korkutttuğundan veya vuruyorsa kendini korumak zorunda hissettiğindendir.

Çocuğun, ailesi tarafından devamlı düzeltilmeye değil anlaşılmaya ihtiyacı vardır.

 Oyun terapisi özellikle  kendisini sözel olarak ifade etmekte zorlanan çocuklar için, işin profesyoneli tarafından yapılan, çocuğun iç dünyasına erişmek ve duygusal ihtiyaçlarını fark etmek üzere her oyuncağın bir anlamının olduğu  bir terapi yöntemidir. Duygusal, sosyal ve davranış problemlerinin çözümünde etkilidir.  Kaygı, travma sonrası stres bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, istismar, öfke problemleri, içe kapanıklık ve özgüven problemleri, yas süreci gibi birçok alanda uygulanabilir.

Oyun terapisti çocuğu yargılamadan, yönlendirmeden ve sürece saygı duyarak ilerler.  Bununla birlikte aile ile işbirliği elzemdir. Çocuğun bugün görülmeyen, duyulmayan, anlaşılmayan her sözü, duygusu ve davranışı bir problem veya davranış bozuklukluğuna yol açarak, fiziksel olarak bedenin büyümesi gibi artar ve daha olumsuz sonuçlara neden olabilir. Önemsenmeyen, şiddetin normalleştirildiği bir evde büyüyen, sevgi bağının ve iletişimin zayıf olduğu ya da elde olmayan sebeplerden dolayı sıkıntılı bir süreçten geçmiş çocuklar için uygulanabilir.

Görmek, her zaman bakmak değildir. Görülmek herkesin ihtiyacı ve özlemidir. Gerçek gören gözlerle, gözlerinin içine bakılan, can kulağıyla dinlenilen ve hayata dahil edilip değer gören çocuk mutlu ve umutlu olacaktır. 

Sevgiden geçen iletişim, ailedeki herkesi görünmez ama sımsıkı iplerle birbirine bağlar.

ÇOCUĞUN DİLİ: OYUNCA
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!