1. Haberler
  2. ÜNLÜ YAZARLAR
  3. İYİ SEYİRLER DİLERİZ TÜRKİYE!

İYİ SEYİRLER DİLERİZ TÜRKİYE!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yaz mevsiminin bitmesiyle birlikte tatillerden dönüldü, işler güçler başladı. Böylece artık çoğumuz işten güçten kalan zamanımızı, eve geldiğimizde akşam yayınlanan dizilerle değerlendirmeye başlar olduk. Çoğumuz diyorum çünkü hiç izlemesek bile haftanın iki ya da üç günü izlediğimiz bir ya da birkaç dizi günü kurtarmakta denilebilir. Malum tv, battaniye, atıştırmalık çerezler bizim en baba akşam keyfi saatlerimiz anlamına geliyor.

Türk halkı olarak durum bu. ‘Amaaan!, ne takılıyorsun? Bu ülke neelerini gördü, ölen mafya babasına cenaze ilanı verildi, şuncacık keyfimizi de çok mu gördün?’ Dediğinizi de duymuyorum sanmayın! Şimdi gelelim asıl hassas konuya öyleyse! Peki biz evimizde, rahat koltuklarımızda, bir elimizde çayımız, kahvemiz, bir yanımızda cipsimiz, çerezimiz, bol bol vakit öldürürken( vakit değerlendirmek demiyorum bakın), neye göre bu dizileri izlediğimizi hiç düşündük mü? Bunlarda bizi çeken nedir diye sorduk mu kendimize? Sorsak zaten vurdulu kırdılı, katilli, sapıklı dizilerin bu kadar bol reyting alması da mümkün olur muydu? O da ayrı bir soru olur elbette!

Çoğunu ailecek oturup izlemek zaten mümkün olmuyor! Hangi yaşta olursa olsun, çocukların kesinlikle bu tip kan-revan dizileri izlemesi, son derece tehlikeli ve olumsuz etki yaratan bir durum oluyor. Belli aile dizileri, onlara doğru hayat dersleri aşılayacak diziler son derece naif..Sözümüz onlara kesinlikle değil!

Bu izlediğimiz dizilerin, dışarıdaki şiddet oranının artmasında payı var mı? Yok mu? Belki de öz eleştiri yapmamız gereken konu budur. İnsanlar neyi talep ederse, ekranlara bu geldiğine göre, neden hep şiddetin her türlüsünü sabah akşam dizlerde görüyoruz diye düşünmenin gerekli olduğunu yadsıyamayız. Televizyonun artık internete doğru kayması ayrı bir konu ve yavaş yavaş yayıncılığın internetten yapılmasıyla önce kendimizi, sonra da bizden sonra gelen nesli nasıl şiddet içerikli bu yapımlardan uzak tutabiliriz? Bunun bir tek cevabı var aslında. Seçici izleyici olmak!

Seçici izleyici denildiğinde aklımıza sürekli belgesel, haber izleyen entelektüel kesim gelse de hayır! Hayat sadece bunları izlemekten ibaret elbette değil!..Yalnızca yapılması gereken, ekran başına oturduğumuzda, bu izlediğim benim için vakit kaybı mı, yoksa beni geliştirecek bilgiler, öğretiler var mı? Psikolojimi nasıl etkiler? Bu üç soru bence hem psikolojik hem de sosyolojik açıdan büyük önem taşıyor. Tüm bunlar bilinçaltımıza işlerken, mafyaların, karanlık adamların adalet dağıttığı dizleri izledikçe, sokakların ve sosyal hayatın şiddet dolu olmasından yalnızca başkalarını sorumlu tutmak ne kadar doğru olur? ‘İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.’ Diye boşuna dememişler..!

0
kat_l_yorum_1
Katılıyorum +1
0
hatal_d_n_yorsun
Hatalı Düşünüyorsun
0
bilgi_in_te_ekk_r
Bilgi İçin Teşekkür
0
_a_rd_m
Şaşırdım
0
kat_lm_yorum_-1
Katılmıyorum -1
İYİ SEYİRLER DİLERİZ TÜRKİYE!
Yorum Yap

Türkiye Aktüel Haber Bültenine Ücretsiz Abone Olabilirsin

Yeni eklenen makalelerimizden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini şimdi başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!