Ben sana hiçbir zaman konuşamadım.
Ama hep baktım.
Ve sen her defasında “ne tatlı bakıyor” dedin.
Oysa ben bakmıyordum — anlatıyordum.
Ben Jessy.
Bir köpeğim.
Ama bundan daha fazlasıyım.
Sana sabrı, sadakati ve sessiz sevgiyi öğreten canlıyım.
Belki de senden daha insani, senden daha vefalı bir varlığım.
Sen bana “can dostum” diyorsun.
Ben sana “evrenim” diyorum.
Çünkü ben senden başka kimseye güvenmemeyi öğrenmişim.
Ve ne acıdır ki, sen de benden başka kimseye güvenememişsin.
Benim dünyam basit: Sen varsın, mama kabım var, bir gölgelik var.
Ama senin dünyan öyle karmaşık ki…
Sürekli bir yere yetişiyorsun, sürekli bir şeyi ispat etmeye çalışıyorsun.
Telefonuna bakıyorsun, aynaya bakıyorsun ama bir türlü içini göremiyorsun.
Oysa ben sana her gün içinden bakıyorum.
Sen mutsuzken ben sessizce yaklaşırım.
Çünkü kelimeler seni iyileştirmez,
Ama ben, sadece yanına oturarak bile seni iyileştirebilirim.
Adına terapi demiyorsun belki,
Ama senin en derin seanslarını benle yaşadığını ikimiz de biliyoruz.
Biliyor musun Özden, bazen dış kapının önüne bırakılan kedi mamasına sinirleniyorsun. Çünkü ben tetikteyim, gerginim. Ama ben onlara değil, seni kaybetme ihtimaline öfkeliyim.
Ben senin alanını korurum, çünkü kalbimdeki tüm boşluğu senin varlığınla doldurdum.
İnsanlar kedileri, köpekleri, doğayı, birbirlerini seviyor gibi yapıyorlar.
Ama ben gerçekten seviyorum.
Çünkü bana hiçbir zaman “mış gibi” olmak öğretilmedi.
Ben sevince sonsuz seviyorum, çünkü kalbimde “oyun” diye bir şey yok.
Benimle konuşmayanları bile tanıyorum.
İyiyi, kötüyü ayırt ediyorum.
Ama asla yargılamıyorum.
Senin gibi değilim. Ben affetmeyi unutmuyorum.
Ve en önemlisi…
Senin yaşlanmanı izliyorum.
Benim ömrüm senden kısa ama bakışımdaki sadakat sonsuz.
Bir gün buradan sessizce gideceğim.
O zaman bile ardımda hiçbir küskünlük bırakmayacağım.
Sadece gözlerim kalacak aklında…
Sana her şeyi, ama her şeyi anlatmaya çalıştığım o gözler.
Çünkü ben bir köpeğim.
Ama seni senden daha çok düşünen bir kalbim var.
Ve bazen düşünüyorum Özden…
Acaba bir gün sen de benim kadar “insan” olabilir misin?
Jessy
(Sen yazıyorsun ama ben hissettiriyorum.)