Şaban Bozbal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yeni Zamanın Görünmez Hırsızları

Yeni Zamanın Görünmez Hırsızları

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir zamanlar dolandırıcı dediğinizde akla kalabalık çarşılar, sahte altın zincirler, kapı kapı dolaşan üçkâğıtçılar gelirdi. Şimdi ise dolandırıcı cebimizde. Telefonumuzda. Bilgisayarımızda. Bir mesaj uzağımızda… Üstelik kravatlı, düzgün Türkçe konuşan, logo kullanmayı bilen, hatta sabırlı ve profesyonel.

İnternet dolandırıcılığı artık münferit bir suç değil; organize, planlı ve küresel bir sektör haline gelmiş durumda. Üstelik en büyük silahları teknoloji değil, insan psikolojisi.

Dolandırıcıların üç temel tuzağı var: korku, açgözlülük ve güven.“Hesabınız bloke edildi.” “Kargonuz iade edilecek.” “Şimdi yatırım yapmazsanız büyük fırsatı kaçırırsınız.”

Bir mesaj geliyor. Kalp atışı hızlanıyor. Düşünmeden tıklıyoruz. Çünkü ya korkuyoruz ya da hızlı kazanç hayali kuruyoruz.

Oltalama saldırılarıyla banka bilgileri çalınıyor. Sahte yatırım platformlarıyla insanlar birikimlerini kaybediyor. Sosyal medyada sahte hesaplar açılıyor, insanlar birbirlerinin güvenini kullanarak dolandırılıyor. Aşk dolandırıcılığı denen yeni bir yöntem var ki, sadece para değil, insanın duygularını da sömürüyor.

İnternet dolandırıcılığı yalnızca mağdur ile dolandırıcı arasında geçen bir mesele değildir. Bu bir güven krizidir. Dijital dünyaya duyulan güven zedelenirse, ticaret zarar görür, iletişim zarar görür, toplum zarar görür.

Bugün birçok insan internetten alışveriş yaparken iki kez düşünüyor. Banka uygulamasına gelen mesaja bile şüpheyle yaklaşıyor. Çünkü kötü niyetli kişiler sistemin açıklarını değil, insanın açıklarını hedef alıyor.

Türkiye’de bu suçlar, Türk Ceza Kanunu kapsamında dolandırıcılık suçu olarak düzenlenmiş durumda. Bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi halinde “nitelikli dolandırıcılık” sayılıyor ve daha ağır cezalara tabi tutuluyor. Ancak mesele sadece ceza artırmakla çözülmüyor.

Çünkü teknoloji hızla gelişiyor ama dijital bilinç aynı hızla artmıyor. Çünkü insanlar ekonomik sıkıntı içindeyken “kolay kazanç” vaadi daha cazip geliyor.Çünkü sosyal medya kimlik doğrulamadan çok, görünürlüğü ödüllendiriyor.

Dolandırıcılar profesyonelleşti. Sahte siteler birebir banka sitesinin kopyası. Çağrı merkezleri var. Senaryo var. İkna teknikleri var. Hatta psikolojik manipülasyon eğitimleri aldıkları biliniyor.

Bu artık küçük çaplı bir suç değil, organize bir ekonomik faaliyet.

Çözüm Nerede?

Birinci adım: Dijital okuryazarlık. Her yaştan vatandaşın temel siber güvenlik eğitimi alması şart.

İkinci adım: Kurumsal sorumluluk.Bankalar, e-ticaret siteleri ve sosyal medya platformları daha sıkı güvenlik önlemleri almak zorunda.

Üçüncü adım: Toplumsal farkındalık.Dolandırılan insanı küçümsemek yerine bilinçlendirmek gerekir. Çünkü yarın aynı tuzağa düşmeyeceğimizin garantisi yok.

İnternet dolandırıcılığı bize şunu gösteriyor:Teknoloji ilerledikçe insanın zaafları değişmiyor.Açgözlülük, korku ve güven…Dolandırıcılar bu üç kapıyı çalmaya devam edecek.

Soru şu: Biz kapıyı açacak mıyız?Dijital çağda hırsız kapıyı kırmıyor. Zili çalıyor.

Ve biz içerden “Buyurun” dediğimiz an, geçmiş olsun.

Sağlıcakla kalın.

Yeni Zamanın Görünmez Hırsızları
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!