Tuğba Üçlü
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Çocuğun Dünya Üzerindeki İzleri ve İfadesi

Çocuğun Dünya Üzerindeki İzleri ve İfadesi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çocuğun Dünya Üzerindeki İzleri ve İfadesi

Çocuk, dünyanın hücresidir. Bu küçük hücreler toplumları, toplumlar ise milletleri oluşturur. Çocuk, kimlikte bir kişidir; eylemleri ve etkileri dünyanın üzerinedir. Bir çocuğun eylemleri tüm dünyayı var edebileceği gibi, aynı paydada yok da edebilir.

Bu nedenle aileyi oluşturan bireyler, bir bireyi var etmeden önce uzun ve derinlikli bir eğitim sürecinden geçmelidir. Ebeveynlik bir kariyer meselesi değildir; yalnızca doğum koşullarını karşılayan her insan ebeveyn olmamalıdır. Travmalardan doğan ortak bir hikâyenin ortaklığını yapmak, bilinçsizce üstlenilecek bir sorumluluk değildir.

Çocuğu, bulutun bıraktığı bir yağmur damlası gibi düşünebiliriz. Gökyüzüne karşı koymak imkânsızdır; bu nedenle düşen her damla, altında var olan her canlıya az ya da çok dokunur.

Bu nedenle birey, çocuk isteme düşüncesine yöneldiğinde gerçekten çocuğa yönelik bir bilinç mi taşıdığını, yoksa kendinden dünyaya bir iz bırakma, bir anlamda adının dünyada kalması endişesini mi yaşadığını sorgulamalıdır. Yahut bu istek, sevme ve sevilme ihtiyacının, kişinin kendi içinde yaşadığı bu duygunun doğal bir sonucu olarak mı ortaya çıkmaktadır?

İnsan, var etme duygusuna karar verirken kendi içindeki çocuğa nasıl baktığını; onun ihtiyaçlarına cevap verirken soruda kalabildiklerine ne ölçüde karşılık verebildiğini düşünmelidir. Zihnindeki çocuk kavramını sorgulamalı, bu kavramın hangi amaca hizmet ettiğini doğrudan ele almalı ve toplumun inanç kalıplarından sıyrılarak, kendi tanımında özgür bir çocuğun yatıp yatmadığını samimiyetle değerlendirmelidir.

Yaralı çocuklar, açabildikleri yaralarla kendilerini muhafaza eder ve bu yaralardan güç devşirir. Zamanında isteyip de karşılık bulamayan, anlaşılamayan ihtiyaçlar içlerinde büyür; anlamını yitirir ve yerini sonsuz bir isteme hâline bırakır. Bugün insanları savaşlara sürükleyenler, çoğu zaman bu çocukların içlerinde biriktirdiklerini yok ederek telafi etmeye çalışan yetişkinlerdir.

Bu çocuklar zamanla vicdan eksikliği içinde, insanlığın en kan donduran olaylarının mimarı hâline gelir. Gücünün yettiğini yok etme eğilimi, onlar için bir var olma biçimine dönüşür. İnsani değerler, onların dilinde ancak ateş kendilerini yakmaya başladığında anlam kazanır.

Güç yeniden ellerine geçtiğinde, ölüm tekrar konuşmaya başlar. Bu insanlar ise yalnızca kendilerine güç saydıkları ölümle karşılaştıklarında, başkalarına yaşattıklarıyla imtihan olurlar.

Çocuğun Dünya Üzerindeki İzleri ve İfadesi
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!