Çocuk ve genç futbolu, taarruzların ve taktiklerin ötesinde; karakterin, düşünme becerisinin ve yaşam alışkanlıklarının kalbidir. Burası sadece bir spor sahası değil, aynı zamanda hayatın kendisidir. Hâl böyle olunca, antrenörün gelişimi ile çocuğun gelişimi birbirine sıkı sıkıya bağlıdır; biri olmadan diğeri eksik kalır. Bugün bilim, teknoloji ve eğitim dünyası tarihin en hızlı dönemini yaşıyor. Spor bilimi; motor öğrenmeden nörobilime, psikolojiden veri analizine kadar pek çok disiplinle el ele yürüyor. Buna rağmen, yıllar önce ezberlenen kalıpları hiç sorgulamadan uygulamakta ısrar etmek, çocukların potansiyeline vurulan en büyük darbedirEskiden antrenmanları saatlerce süren düz koşularla başlatmak mubahtı; bugün ise yaş grubuna uygun hareket hazırlıklarının, koordinasyonun ve oyun temelli ısınmaların ne kadar hayati olduğunu biliyoruz. Eskiden hata yapan çocuk sahada azarlanır veya kulübeye çekilirdi; şimdi ise yapıcı geri bildirimin öğrenmeyi ne kadar hızlandırdığını çok net görüyoruz. Aslında başarılı bir antrenör, sadece yeni şeyler öğrenen değil; işe yaramayan eski alışkanlıklarını çöpe atabilme cesaretini gösteren kişidir.
Saha kenarındaki her eğitimci dönüp dolaşıp şu kritik soruları kendine sormalıdır :
- Uyguladığım yöntemler çocukların gelişimine gerçekten hizmet ediyor mu?
- Çocuklar o idare ettiğim antrenmanlardan keyif alıyor mu, yoksa baskı altında mı eziliyor?
- Dünya değişirken ben aynı yerde mi sayıyorum?
- Güncel antrenman modellerini ve bilimsel gelişmeleri ne kadar takip ediyorum?
Artık modern futbol eğitiminde antrenör, sadece teknik-taktik veren otoriter figür değil; öğrenmeyi kolaylaştıran, hata yapma lüksünü tanıyan, güvenli bir liman oluşturan bir rehberdir.
İyi bir eğitimcinin temel özellikleri şunlar olmalıdır bana göre :
- Her çocuğun farklı bir öğrenme hızı ve karakteri olduğunu bilir.
- “Ben her şeyi biliyorum” kibirinden uzak, sürekli bir arayış içindedir.
- Bilimsel veriler ve güncel akımlar karşısında ön yargılı değil, yapıcıdır.
- Bilgiyi saklamaz, meslektaşlarıyla paylaşarak büyür.
- Skordan önce bireysel gelişimi merkeze koyar.
Çocuk futbolunda uzun vadeli başarı, hafta sonu oynanan maçın tabelasından çok daha kıymetlidir. Çünkü buradaki nihai amaç sadece kupa kaldıran takımlar kurmak değil; futbolu seven, sahada düşünebilen, kendi kararlarını alabilen ve özgüvenli bireyler kazandırmaktır. Unutmamalıyız ki; çocukların potansiyelini belirleyen şey çoğu zaman onların yeteneksizliği değil, karşılarındaki antrenörün durduğu yerdir.
“Dünün doğruları, bugünün sorunlarını çözmeye her zaman yetmez.”
Serkan Kıpçak
Futbol Antrenörü