Fatma YILDIZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Gazze’de Açlık Soykırımı: İnsanlık Nerede?!

Gazze’de Açlık Soykırımı: İnsanlık Nerede?!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gazze. Bir coğrafya değil; bir çığlık! Bir şehir değil; insanlığın göğsüne saplanmış zehirli bir hançer! Akdeniz’in kıyısındaki bu küçük toprak parçası, bugünlerde sadece bombaların değil, sessizce, acımasızca işlenen bir açlık cinayetinin sahnesi! Her gün. Her an. Oradan yükselen o fısıltılar, o son nefesler; kulaklarımızı sağır etmiyor mu?! Duymuyor muyuz o kemikleri sayılan çocukların hırıltısını?! Bu sesler, yankılanmıyor mu vicdanımızın dehlizlerinde?!

​Uluslararası raporlar, kuru istatistikler, uzmanların “kriz” diye yumuşattığı o korkunç gerçek: Gazze açlıktan ölüyor! Bebekler, anne sütüyle değil, açlıkla besleniyor; gözleri feri sönmüş, bedenleri bir deri bir kemik kalmış çocukların feryatları; vicdanlarımızı yakmıyor mu?! Yetişkinler, sadece hayatta kalabilmek için, bir lokma ekmek kırıntısı için umutsuzca dileniyor! Bu, bir savaşın yan etkisi değil; bu, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur! Bir halkın, topyekûn açlığa mahkûm edilmesi, tarihin en karanlık sayfalarına kazınacak bir utanç lekesidir!

​Gıdaya erişim, en temel insan hakkıdır. Medeni dünyanın vazgeçilmez ilkesi. Oysa Gazze’de bu hak ne oldu?! Nasıl oldu da, koskoca bir coğrafya, adeta bir açık hava hapishanesine çevrilip, içine atılan insanlar açlığa mahkûm edildi?! Yardım konvoyları neden haftalarca, aylarca bekletiliyor?! Geçişler neden keyfi bir şekilde kapatılıyor?! Her gün havaya kalkan o bombalar, insanların karınlarını nasıl doyuruyor?! Bu, bir soykırım değilse nedir?! Bir halkı topyekûn açlığa mahkûm etmek, yeni nesillerin doğmadan ölmesini izlemek, neyin nesi?! Bu, sadece fiziksel bir kuşatma değil; bu, bir soykırımdır!

​Gazze’deki bu açlık, sadece midelere değil, ruhlara da saplanan bir bıçak! Umutsuzluk, bir salgın gibi yayılıyor! Yarın diye bir şey kalmamış, sadece bir sonraki öğünü bulma mücadelesi var! Dün direncin ve onurun sembolü olan bu insanlar, şimdi açlığın ve yokluğun pençesinde can çekişiyor! Ve biz. Tüm dünya. Sadece izliyoruz. Televizyon ekranlarından, sosyal medya akışlarından geçen o görüntüler, sıradan bir haber gibi tüketiliyor. Oysa her bir görüntüde, bir hayatın soluşu, bir ailenin çöküşü var!

​Kim sorumlu bu vahşetten?! Kimin ellerinde bu masumların kanı?! Savaşın bile kuralları vardır, fakat Gazze’de tüm kurallar çiğnendi, tüm insani değerler paçavraya çevrildi! Uluslararası hukuk, bu topraklarda adeta bir hiç hükmünde! Bu, sadece bir siyasi mesele değil; bu bir insanlık ayıbı, bir vicdan kıyımıdır! Bu kıyım, sadece Gazze’nin sınırları içinde kalmıyor; tüm insanlığın ortak vicdanını kanatıyor!

​Suskun kalmak, bu cinayete ortak olmaktır! Gazze’deki insanlar, birer sayı değil; birer candır. Onların açlıktan kıvranan bedenleri, bize birer ayna tutuyor. Ve o aynada, kendi vicdansızlığımızı, kendi acizliğimizi görüyoruz. Uluslararası toplumun acınası tepkisizliği, bu katliamın en büyük destekçisidir. BM raporları, insan hakları örgütlerinin çığlıkları, kulak tıkayan bir dünyaya çarpıp geri dönüyor. Bu sessizlik, her geçen gün daha fazla masumun ölümüne ferman kesiyor!

​Artık söz bitti. Feryat var! Gazze’nin sessiz çığlıklarını duymak zorundayız. Yardımların kesintisiz akmasını sağlamak, ablukayı kaldırmak ve bu insanlık dramına kalıcı bir son vermek; her birimizin boynunun borcudur! Çünkü Gazze açlıktan ölürken, insanlık da her gün biraz daha ölüyor! Ve bu ölüm, tarihin kara sayfalarına utançla yazılacak bir cinayettir! Bu utanç, asla silinmeyecek!

FATMA YILDIZ

Gazze’de Açlık Soykırımı: İnsanlık Nerede?!
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!