Mehmet Kuşcu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Gülerken Taşınan Yükler: Biraz Daha İyi Rol Yapmak

Gülerken Taşınan Yükler: Biraz Daha İyi Rol Yapmak

featured
4
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hayata uzaktan bakıldığında, her şeyin bir düzen içinde aktığı izlenimi oluşur. Sabahlar gelir, akşamlar biter, insanlar yollarına devam eder. Sokaklarda yürüyen yüzler birbirine benzer, sohbetler tanıdık cümlelerle ilerler. Oysa bu görüntünün ardında bambaşka hikâyeler vardır. Her insanın içinde taşıdığı bir yük, sakladığı bir kırgınlık, sessizce sürdürdüğü bir mücadele bulunur. Hayat, çoğu zaman bunu dışarıdan fark etmeye izin vermez.

İnsanlar güçlü görünmeyi öğrenir. Bu öğrenme bir tercihten çok, zamanla edinilen bir alışkanlık gibidir. Kimseye yük olmamak, kimseyi zor durumda bırakmamak, çevreyi endişelendirmemek için yüzlere bir maske yerleşir. Bu maske çoğu zaman bir gülümseme şeklini alır. Gülümseme, karşı tarafı rahatlatan, ortamı yumuşatan, konuşmayı kısa tutan bir anahtar gibi kullanılır. Her şey yolundaymış izlenimi verir. Oysa içeride olup bitenler çoğu zaman bambaşkadır.

Hayatın herkese eşit davrandığını söylemek kolaydır, fakat yaşananlar bu cümleyi sık sık boşa düşürür. Kimi insanlar kayıpla sınanır, kimi uzun bekleyişlerle, kimi hayal kırıklıklarıyla. Bazıları erken yaşta sorumluluk alır, bazıları yıllar sonra ağır yüklerle tanışır. Bu deneyimlerin hiçbiri birbirine benzemez. Karşılaştırma yapmak anlamsızdır, çünkü her hikâye kendi içinde ağırdır.

Gülmek, bu noktada bir savunma biçimine dönüşür. İnsan, ne kadar çok alışırsa o kadar ustalaşır bu savunmada. Sorular gelmesin diye, açıklama yapmak zorunda kalmamak için, “nasılsın” sorusunu hızlıca geçmek adına gülümser. Bu gülümseme zamanla yüzün doğal bir parçası gibi algılanır. Çevre, o kişiyi hep iyi sanır. Oysa kimsenin görmediği anlar vardır. Geceye sarkan düşünceler, sessizce verilen iç mücadeleler, kimseye anlatılamayan cümleler.

Çünkü toplum, dayanıklılığı çoğu zaman alkışlar. Ayakta kalabilen, işini aksatmayan, gülümsemeyi sürdüren insanlar örnek gösterilir. Bu yaklaşım, farkında olmadan başka bir kapıyı kapatır: Yorulmaya, durmaya, içe dönmeye alan tanımaz. İnsan, güçlü kalmak zorunda hisseder. Bu zorunluluk, zamanla bir baskıya dönüşür. Duygular ertelenir, ihtiyaçlar ötelenir, iç ses susturulur.

Oysa insan, sadece güçlü yanlarıyla var olmaz. Kırılganlık da bu yolculuğun bir parçasıdır. Yorulduğunu kabul etmek, bir şeylerin ağır geldiğini hissetmek, zaman zaman durmak istemek insan olmanın doğal hallerindendir. Bunlar konuşulmadığında, herkes kendi yükünü tek başına taşımaya devam eder. Bu da kalabalıklar içinde derin bir yalnızlık yaratır.

Hayatın zor taraflarını kabul etmek, umutsuzluk anlamına gelmez. Aksine, daha gerçek bir bakış kazandırır. İnsan, başkasının haline daha dikkatli yaklaşmayı öğrenir. Bir cümleyi kurarken, bir yargıya varmadan önce, karşısındaki kişinin bilmediği bir hikâyesi olabileceğini hatırlar. Bu farkındalık, ilişkileri yumuşatır, dili sadeleştirir.

Bazen bir suskunluk, uzun bir konuşmadan daha çok şey anlatır. Bazen bir bakış, sayfalar dolusu yazının yerini tutar. İnsanlar her zaman kelimelerle ifade edemez yaşadıklarını. Davranışlara yansıyan küçük detaylar vardır: Dalıp gitmeler, ani tepkiler, içine kapanmalar, kısa cevaplar. Bunların her biri, içeride yaşananların bir yansımasıdır. Bunu görebilen biriyle karşılaşmak, insanın omzundaki yükü hafifletir.

Gülene bakıp her şey yolunda sanmak kolaydır. Sessiz olana güçlü etiketi yapıştırmak da öyle. Oysa hayat, tek bir ifadeye sığmaz. İnsan, tek bir kelimeyle tanımlanamaz. Herkesin içinde sakladığı bir alan vardır. Kimi bunu yazıyla açar, kimi geceye bırakır, kimi de kalabalıkların arasında taşır. Bu alan, çoğu zaman görünmez kalır.

Zamanla şunu fark ediyorum: Hayata daha yavaş bakmak gerekiyor. İnsanları dinlerken cümlelerini tamamlamamak, sessizlikten rahatsız olmamak, her boşluğu doldurmaya çalışmamak önemli. Çünkü o boşlukların içinde çoğu zaman anlatılamayanlar durur. Acele edildiğinde, o alanlar fark edilmez.

Belki de asıl mesele, herkesin bir şeylerle mücadele ettiğini kabul etmekte yatıyor. Bu kabul, insanı daha anlayışlı kılıyor. Daha az konuşup daha çok hissetmeye, daha az yargılayıp daha çok anlamaya kapı aralıyor. Hayatın herkese aynı şekilde davranmadığını görmek, insanı sertleştirmiyor; tam tersine yumuşatıyor.

Belki de hayat, bize en çok şunu öğretmeye çalışıyor:

Gördüğümüz her gülümseme bir zafer işareti, her sessizlik bir sükûnet göstergesi sayılmamalı. İnsan, çoğu zaman ayakta kalmayı becerdiği için alkışı hak ediyor. Acısını gizlediği için değil.

Ben artık yüzlere daha yavaş bakıyorum. Cümleleri hemen tamamlamıyorum. Sessizlikleri aceleyle doldurmuyorum. Çünkü biliyorum; herkesin içinde kimsenin bilmediği bir mücadele var.

Ve bazılarımız, sadece gülerken biraz daha iyi rol yapıyor.

Saygılarımla.

Gülerken Taşınan Yükler: Biraz Daha İyi Rol Yapmak
+ - 4

Bir Cevap Yaz Yurtsever İptal

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Yorum

  1. 23 Ocak 2026, 09:32

    Sayın Kuşcu,
    Yazınız, insanın çoğu zaman fark etmeden yanından geçip gittiği duyguları sakin ama derin bir dille görünür kılıyor. Güçlü görünme alışkanlığının ardındaki yorgunluğu, gülümsemenin bir savunmaya dönüşmesini ve sessizliğin taşıdığı anlamı çok incelikli bir şekilde işlemişsiniz. Okurken hem kendine dönüyor insan hem de başkalarına daha dikkatli bakma ihtiyacı hissediyor. Yargılamayan, acele etmeyen, okurunu yavaşlatan bir metin olmuş Kaleminize sağlık…

    • 24 Ocak 2026, 08:49

      Sayın Okurum,

      Yazımı beğenmeniz beni son derece mutlu etti. İlginiz ve değerli yorumunuz için teşekkür ederim.

      Saygılarımla.

  2. 23 Ocak 2026, 10:31

    Sayın M Kuşcu,
    Metniniz, görünmez sandığımız duyguları sessizce ama etkili biçimde ortaya çıkarıyor. Güçlü durmanın ardındaki kırılganlığı ve suskunluğun anlamını incelikle hissettiriyorsunuz. Okuru hem kendine yaklaştıran hem de başkasını daha dikkatli görmeye çağıran bir yazı olmuş. Kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlık…

    • 24 Ocak 2026, 08:50

      Sayın Okurum,

      Yazımı beğenmeniz beni son derece mutlu etti. İlginiz ve değerli yorumunuz için teşekkür ederim.

      Saygılarımla.

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!