1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Merve SADAK
  4. Telefonlarımız Akıllandıkça Biz Neden Sabırsızlaştık?
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Telefonlarımız Akıllandıkça Biz Neden Sabırsızlaştık?

featured

Bir zamanlar birini aradığımızda telefonun çalmasını beklerdik. Mesaj gönderdiğimizde cevap gelmesi için saatler, hatta bazen günler geçebilirdi. Bir mektubun ulaşmasını beklemek ise başlı başına bir hikâyeydi.

Şimdi ise elimizde dünyanın bütün hızını taşıyan telefonlar var.

Bir yemeği birkaç dakikada sipariş ediyoruz. Bir ürünü aynı gün kapımıza getirtebiliyoruz. Bir merakımızın cevabını saniyeler içinde bulabiliyoruz.

Ama garip bir şekilde…

Her şey hızlandıkça biz daha da sabırsız olduk.

Bir mesajımıza beş dakika cevap gelmeyince “Neden yazmıyor?” diye düşünüyoruz.

Bir internet sayfası birkaç saniye geç açıldığında sinirleniyoruz.

Bir videonun ilk birkaç saniyesinde ilgimizi çekmeyen bir şey varsa hemen geçiyoruz.

Bir sonuca hemen ulaşmak istiyoruz.

Bir ilişki hemen netleşsin, bir iş hemen olsun, bir emek hemen karşılığını versin istiyoruz.

Sanki hayatın bize sunması gereken tek şey hızmış gibi…

Oysa hayat hiçbir zaman telefonlarımız kadar hızlı değildi.

Bir insanın güvenini kazanmak zaman alır.

Bir ilişkinin sağlamlaşması zaman alır.

Bir çocuğun büyümesi zaman alır.

Bir hayalin gerçekleşmesi zaman alır.

Bir yaranın iyileşmesi bile zaman alır.

Ve belki de en çok bunu unuttuk.

Teknoloji bize beklememeyi öğretti ama hayat hâlâ beklememizi gerektiriyor.

Artık bir şeyin sonucunu beklerken bile telefonumuza sarılıyoruz. Boş kaldığımız birkaç dakikayı bile doldurmak zorundaymışız gibi hissediyoruz.

Sessizlikten kaçıyoruz.

Beklemekten kaçıyoruz.

Canımız sıkılmasın diye sürekli bir şey izliyor, okuyor, kaydırıyor, dinliyoruz.

Belki de bu yüzden artık kendi düşüncelerimizle baş başa kaldığımızda bile huzursuz oluyoruz.

Çünkü telefonlarımız akıllandıkça, biz hayatın en önemli becerilerinden birini kaybediyoruz:

Sabretmeyi.

Oysa bazı şeylerin gecikmesi, kötü olduğu anlamına gelmez.

Bazı cevapların hemen gelmemesi gerekir.

Bazı yolların uzun olması gerekir.

Bazı hayallerin gerçekleşmesi için zaman gerekir.

Belki de her şeyi hızlandırmaya çalışırken hayatın kendisini kaçırıyoruz.

Telefonlarımız bize saniyeler kazandırıyor olabilir.

Ama asıl soru şu:

Teknoloji bize zamandan kazandırdı. Peki kazandığımız o zamanı ne yaptık?

Belki biraz durmalı, telefonu masanın üzerine bırakmalı ve hiçbir şey yapmadan birkaç dakika oturmalıyız.

Çünkü bazen hayatın en güzel anları, ekranı kaydırırken değil, beklerken yaşanır.

Telefonlarımız Akıllandıkça Biz Neden Sabırsızlaştık?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!