1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. S.Mali Müşavir Gözde ŞİRİN
  4. SORARLARSA KENDİME YATIRIM YAPTIM DERSİNİZ
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SORARLARSA KENDİME YATIRIM YAPTIM DERSİNİZ

featured

Ekonomi literatüründe beşeri sermaye (kendine yatırım), bir kişinin bilgi, beceri, sağlık ve yeteneklerini geliştirerek gelecekteki kazanç potansiyelini ve yaşam kalitesini artırmak için zaman, para ve çaba harcamasıdır. Bireysel gelişim sürecini doğru yönetmek için bireyler hayatında bazı terimleri netleştirmelidir.

İlk olarak kişinin sahip olduğu bilgi, deneyim ve bilişsel yeteneklerin toplamı olan entelektüel sermaye kavramını anlamak şarttır. Bu sermaye, maddi varlıkların aksine harcandıkça azalmaz, aksine kullanıldıkça ve paylaşıldıkça derinleşir ve gelişir. Modern iş dünyası ve sosyal yaşam, daha önce hiç olmadığı kadar hızlı bir değişim içerisindedir.

Teknolojik gelişmeler ve dijital dönüşüm, mevcut yetkinliklerin geçerlilik süresini kısaltırken, bireyleri sürekli bir adaptasyon sürecine zorlamaktadır. Bu belirsiz ortamda ayakta kalabilmek, sadece dış faktörlere güvenmekle değil, içsel kaynakları güçlendirmekle mümkün olmaktadır. Bir diğer kritik nokta ise psikoloji dilinde dayanıklılık olarak ifade edilen rezilyans, zorluklar karşısında esneyebilme ve toparlanabilme becerisini ifade eder. Kendine yatırım yapan bireyler, bu yetiyi geliştirerek kriz anlarını fırsata çevirme konusunda daha avantajlı hale gelirler. Bu yetkinlik hem profesyonel hem de özel hayatta duygusal dengeyi koruyabilmek için hayati önem taşımaktadır.

Beşeri sermayede (kendine yatırım) beş önemli nokta vardır. Öncelikle kendini geliştirmek isteyen bir birey yaşam boyu öğrenme kriterini önemsiyor olmalıdır. Eğitim sürecini sadece okul ile sınırlı bırakmaması, hayatın her aşamasında öğrenilecek bir şeylerin olduğunu fark etmesi gerekiyor. İş hayatına genel olarak baktığımızda hep sanırız aslında parayı iyi yöneten, analitik zekası yüksek insanların başarılı olduğunu sanmaktayız. Ne yazık ki bu teoride tek başına yetersiz. Aslında iş dünyasında en güçlü insanların duygusal zekası çok gelişmiş insanlar olduğu yadsınamaz bir gerçek.

Duygusal zekası yüksek insanları tanıyabilen, anlayabilen, değişen duygular karşısında gelişmiş bir empati yeteneğine sahip olan insanlar iş dünyasında her zaman 1-0 öndedir. Daha sonrasında hayatta başarıyı sürdürülebilir kılabilmek için finansal okur yazarlık yani paranın nasıl kazanılacağını, harcanacağını ve bunun nasıl yatırıma dönüştürülebileceğini bilen insanlar kazanıyor. Tabii ki bu yetileri ve deneyimleri kazanabilmek hayatta bir süreç alıyor. Bu süreçte aslında farkında olmadan sosyal sermayemizi de oluşturuyoruz.

Yaşadığımız deneyimler bize güçlü ve güvene dayalı bir profesyonel ağ oluşturuyor. Bu sosyal sermaye zamanla geliştikçe kazandığımız bu kişiler ve profesyonel kurumlar zaman içerisinde farklı düşünce biçimlerine açık olma ve sorunlara alternatif çözümler üretmemizi dolayısıyla bilişsel esnekliğimizi de geliştiriyor. Bireyin kendi potansiyelini maksimize etmesi, piyasa değerini doğrudan etkileyen ve artıran bir unsurdur. Uzmanlara göre, teknik becerilerin yanına eklenen yumuşak beceriler (soft skills), kişinin gelir potansiyelini ve iş bulma hızını belirleyen ana faktörlerdir. Bu nedenle, “Kendine Yatırım Yapmak” neden önemlidir sorusu, ekonomik özgürlükle doğrudan ilişkilidir. Kişisel gelişim faaliyetlerine ayrılan her saat, gelecekteki karar verme kalitesini ve özgüveni artırarak hata payını azaltır. Bu süreç bireyin sadece daha çok kazanmasını değil, aynı zamanda daha anlamlı ve tatmin edici bir yaşam sürmesini sağlar. Bilgiye ve sağlığa yapılan yatırım, enflasyondan etkilenmeyen tek varlık türüdür. Aslında hep merak edilen bir konu var.

Çok gezen mi bilir çok okuyan mı sorusuna paralel sizce birçok eğitim alan kişi mi iyi bilir daha çok pratik yapan mı bilir?  Her iki yöntem de birbirini tamamlayıcı niteliktedir ve dengeli bir şekilde yürütüldüğü takdirde başarı kalıcı olur. Teorik eğitim temeli oluştururken, pratik yapmak bilginin kalıcı hale gelmesini ve gerçek dünya problemlerine çözüm üretilmesini sağlar. En iyi yaklaşım, öğrenilen bilgiyi vakit kaybetmeden uygulamaya dökmektir. Şu anda ülkemizde ne yazık ki teori kısmı daha iyi öğretilirken pratik kısmı daha geri planda kalmıştır. Ülkemizde birçok üniversite temel teorik bilgileri verirken pratik uygulamaya verilen önem düzeyi azaldığı için genç işsiz oranı yükselmiştir. Sanat, ticaret ve meslek okulları önemini yitirip sadece lisans okuyarak çok yüksek maaşlarla işe başlamayı düşünen gençlerimizin iş bulma süresi 2025 yılı TUİK verilerine göre, 15,8 ay olarak tespit edilmiştir.

İş bulma süresinin en kısa olduğu bölüm Dil ve Konuşma Terapisi olup lisans mezuniyetinin ardından 2,4 ay içerisinde iş bulmaktadır. İş bulma süresinin en kısa sürdüğü alan ise sağlık ve refah alanıdır. TUK verilerine göre en geç 9 ay içerisinde sağlık sektöründeki bireylerin iş bulabildiği tespit edilmektedir. İş bulma potansiyeli en yüksek ön lisans bölümü ise polis meslek yüksek okulları olup TUİK verilerine göre mezuniyetinin ardından 3 ay içerisinde iş bulduğu ortaya konulmaktadır. Ortalama kazancın en yüksek olduğu bölüm ise Pilotaj bölümü olup Türkiye şartlarında geçim derdi yaşamamak istiyorsanız Tıp bölümü ile eş değer gitmektedir. En yüksek kayıtlı istihdam oranının Tıp alanında olduğu gözardı edilemez.

Lisans düzeyinde kayıtlı istihdam 2025 yılı TUİK verilerine bakıldığında aslında en çok iş bulabildiğimiz bu mesleklerde başarılı olabilmek için kendimize yaptığımız yatırım, Türkiye şartlarında kazandığımız bu paraya değmeyecekse neden bu bölümlere girmek için bu kadar çaba gösterelim?

Yine keza ortalama kazancın en yüksek olduğu meslek olan pilotaj bölümünü değerlendirecek olduğumuzda, kazanılan para ile Türkiye’nin en güzel evlerinde oturulsa, en güzel arabalara, en güzel eşyalara sahip olunsa da o eve sadece haftada bir kere uğrayabilmek, o arabalara haftanın sadece bir günü binebilmek aslında yaptığımız beşeri sermayenin mutlu bir hayat için çok tatmin edici olmadığı görülmektedir. Bu sadece verebileceğim en küçük örnekti. Türkiye şartlarında yapılan kendine yatırımın aslında refah ülkesi olmadığı için gerçek bir mutlu hayatı getirmediği bir gerçek. Neyse olsun sorarlarsa kendime yatırım yaptım dersiniz….

SORARLARSA KENDİME YATIRIM YAPTIM DERSİNİZ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!