Şaban Bozbal
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İNANMADIĞIN DEĞERLE NEDEN KAVGADASIN?

İNANMADIĞIN DEĞERLE NEDEN KAVGADASIN?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsan, inanmadığı bir şeyle neden bu kadar uğraşır?

Bu soru, sadece bireysel bir tercih meselesi değil; aynı zamanda toplumun ruh halini gösteren bir aynadır. Çünkü mesele yalnızca “inanmamak” değildir. Mesele, inanmadığın bir değeri sürekli gündeminde tutmak, onunla kavga etmeyi alışkanlık haline getirmektir.

Oruç tutmazsın…

Namaz kılmazsın…

Hatta açıkça “ben inanmıyorum” dersin…

Bunların hiçbiri başlı başına bir sorun değildir. İnanç, insan ile Yaradan arasında bir bağdır; zorla kurulmaz, baskıyla yaşatılmaz. Kimse kimsenin imanına kefil olmadığı gibi, kimse de kimseyi ibadete mecbur edemez.

Ama burada durup sormak gerekir:İnanmadığın bir şey neden bu kadar dilinde?Eğer bir değerin sende karşılığı yoksa, neden her fırsatta onu tartışma konusu yapıyorsun?Eğer seni bağlamıyorsa, neden başkasının hayatındaki yerini küçümsemeye çalışıyorsun?

Bu noktadan sonra mesele, fikir özgürlüğü olmaktan çıkar; bir tür huzursuzluk üretimine dönüşür.

Bugün öyle bir noktaya geldik ki; bazıları için inançsızlık sadece bir tercih değil, adeta bir kimlik gösterisine dönüştü. Sosyal medyada, günlük sohbetlerde, hatta aile içinde bile sürekli bir “değerlerle hesaplaşma” hali var.

Ama şu gerçek çoğu zaman göz ardı ediliyor:Özgürlük, sadece kendi hayatını istediğin gibi yaşamak değildir.Özgürlük, başkasının yaşam biçimine müdahale etmemeyi de kapsar.

Bir insan ibadet ediyorsa, bu onun kendi tercihidir.

Bir başkası etmiyorsa, o da kendi yolunu seçmiştir.

Fakat birinin diğerine üstünlük kurmaya çalışması…İşte sorun tam da burada başlar.

İbadet edeni “geri kalmış” görmek ne kadar yanlışsa, etmeyeni “düşman” görmek de o kadar yanlıştır. Çünkü bu yaklaşım, toplumu iki uç arasında sıkıştırır ve ortak yaşam zeminini yok eder.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; daha fazla tartışma değil, daha fazla anlayıştır.Daha fazla yargı değil, daha fazla saygıdır.

Unutmayalım:İnanç da bir tercihtir, inançsızlık da.Ama saygı, bir tercih değil; bir zorunluluktur.

Kimse kimsenin kalbine hükmedemez.Ama herkes, dilinin sınırını bilmek zorundadır.

Eğer gerçekten özgür bir toplum istiyorsak, önce birbirimizin sınırlarına saygı duymayı öğrenmeliyiz. Çünkü sürekli eleştirerek, küçümseyerek, alay ederek ne bir inanç yok edilir ne de bir düşünce güçlendirilir. Aksine, bu tavır sadece daha fazla kutuplaşma üretir.

İnanmıyorsan, kendi yolunda yürü.İnanıyorsan, kendi yolunda sabırla devam et.Ama kimse, başkasının yoluna diken döşemeye kalkmasın.

Çünkü mesele aslında din değil…Mesele, birlikte yaşama ahlakıdır.

Ve unutulmamalıdır ki;Bir toplumun gerçek gücü, ne kadar aynı düşündüğünde değil,ne kadar farklı düşünse de bir arada kalabildiğinde ortaya çıkar.

Sağlıcakla kalın.

İNANMADIĞIN DEĞERLE NEDEN KAVGADASIN?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!