Bahar Ayhan Balcıoğlu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. HERKESİN SINAVI FARKLI!

HERKESİN SINAVI FARKLI!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sınav, imtihan, deneme, test… 

İlkokulla birlikte hayatımıza giren bu kelimeler kimi zaman heyecanı, endişeyi kimi zamanda sonucundan duyduğumuz mutluluk ya da hayal kırıklığını hatırlatıyor. Okulların düzenlediği sınavlara ilaveten ülke genelinde uygulanan çeşitli sınavlarla bir döngüye girmek kaçınılmaz hale geliyor. 

Peki seçmeye dayalı bu sistemin içinde duvarlara çarpmadan doğru yönü bulmak nasıl mümkün olur? Bunun tek bir cevabı olmasa da bu labirentin içinden esenlikle çıkmak isteyen yediden yetmişe her insan duygusal olarak nasıl hazırlanabilir buna kafa yorup çözüm bulmaya çalışabiliriz. 

Çocuklar Üzerindeki Etkileri 

Öncelikle ele alınması gereken grup ilköğretim ve lise çağındaki çocuklar. Günümüz sisteminde ortaokul kademesindeki çocukların liseye geçiş sınavı, lise öğrencilerinin ise üniversite ve meslek seçimine yön veren yükseköğretime geçiş sınavı bulunmakta. Bu iki sınavın çocuklar üzerindeki etkisine baktığımızda geçiş döneminin başına ve henüz tamamlanmadığı zamana denk geldiğini ve bununla birlikte ergenliğin, sınava hazırlık aşamasında bir handikap oluşturduğu gözlenmektedir. 

Bu iki zorlu sürecin kesişim noktasında bir tarafta çocukluktan yetişkinliğe geçişin getirdiği değişimler, diğer tarafta ise geleceği şekillendireceği düşünülen sınavlar yer almakta. Ergenlik sadece fiziksel değişim değil sosyal ve duygusal olarak da büyük ölçüde farklılıkların yaşandığı bir dönemdir. Kimlik arayışı, akran ilişkileri ve geleceğe yönelik kaygının yoğun olduğu bu dönemde başarı çok mutlu ederken, başarısızlık daha yıkıcı bir olgu olarak algılanabilir. 

Başarı Nedir? 

Başarı genel geçer tanımıyla konulan hedefe ulaşma diye tabir edilir. İçini doldurmamız gerekirse kişinin planlı ve düzenli çalışması sonucunda olumlu bir geri dönüş beklemesi ve böylece olumlu duygular hissetmesidir. Tam tersi durumda nasıl tepki verdiğimiz, işin duygusal boyutunun içsel olarak kişiye nasıl etki edeceğidir. Aslolan başarıyı kişisel değerle bağdaştırmadan elde etmektir. Sınavın normal bir süreç olduğu ve planlı olmanın bir sonucu olduğu unutulmamalıdır. 

Kaygılı mıyız, Heyecanlı Mı? 

Sonucu belirsiz olan her şeye karşı bir miktar kaygı duyulabilir. Ama bunun arttığı ve hayat kalitesine örneğin; uyku düzenine, dikkat dağınıklığına ve fiziksel etkilere yol açtığı görülebilmektedir. Burada önemli olan endişenin tamamen ortadan kaldırılması değil, yönetilebilmesidir. Bu noktada ailelerin ve eğitimcilerin üstlendiği rol çocukların sonuçlarından çok süreçlerine odaklanmak üzerine olmalıdır. 

Psikolojik dayanıklılığı güçlü olan kişilerin çocukluklarından itibaren çabaları takdir edilen, denemekten ve başarısızlıktan korkmayanlar oldukları gözlenmektedir.  

Özetle;  

Sınavlar hayattaki önemli dönemeçlerden olsa da hayatın tamamını kapsamadığı bir gerçektir. Bilgi ne kadar önemli ise ruhumuzun ve duygularımızın olumlu yönde doyurulması ve sağlıklı biri olarak yaşama devam etmek o derecede önemlidir. Sınava hazırlanan çocukların ve gençlerin düzenli çalışmaları, kendilerine güvenmeleri ve sonuç ne olursa olsun başarı yolunda değerli bir adım attıklarını unutmamaları gerekir.  

HERKESİN SINAVI FARKLI!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Türkiye Aktüel ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!